Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1137 E. , 2025/5902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2123 E., 2022/738 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1137 E. , 2025/5902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2123 E., 2022/738 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapı lan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 90.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.919,39 TL maddi tazminatın 01.01.2012 tarihinden ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2011 olan tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminatın 29.838,32 TL ve manevi tazminatın 20.000,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının davacının uğradığı gerçek zararları karşılamadığına, ücret zammı, uçuş tazminatı ve sosyal güvenlik haklarının maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, zararlarını somut belgelerle ispat edemediğine, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/5021 soruşturma, 2016/5992 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından 02.10.2011-18.05.2012 tarihleri arasında 229 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 10.04.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama süresinin fiilen infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde yıllık olarak yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında 2005 yılından beri görev yaptığı, 2011 yılında 01.01.2011-31.12.2011 dönemine ait hizmet sözleşmesi yapıldığı, davacının 02.10.2011 tarihinde tutuklanması nedeni ile görevini icra edemediği ve Kurum tarafından sözleşmenin askıya alındığı, dolayısı ile tutuklama tarihinden sözleşmenin sona erdiği 31.12.2011 tarihine kadar çalışmadığı, yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında fiili çalışma karşılığında ücret ve uçuş tazminatı ödemesi yapılması karşısında davacının tutuklanması nedeni ile 2011 yılına ait maddi kaybının bulunmadığı, kaldı ki Kurum tarafından bu döneme ait kendisine ödeme yapıldığı ve bilahare iadesi istenmesine rağmen iade edilip edilmediği hususunda dosyaya bilgi sunulmadığı; 2012 yılı itibari ile de tutukluluk halinin devam etmesi nedeni ile Kurum tarafından yeni dönemde yıllık hizmet sözleşmesinin yenilenmediği, bu nedenle Kurumdan alamadığı ücretin söz konusu olamayacağı ve davacının bu yöndeki taleplerinin de maddi tazminat hesabında gözetilemeyeceği değerlendirilerek, Kurumca hizmet sözleşmesinin yenilenmediği 01.01.2012 tarihinden tahliye edildiği 18.05.2012 tarihine kadar çalışmadığı anlaşılmakla tutuklulukta geçirdiği kalan süre için gelir kaybı hesabının asgari ücret üzerinde hesaplanması gerektiği belirtilerek bu kapsamda belirlenen miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutukluluk süresi, müsnet suçun niteliği, davacı ... çevresinin kültürel ve sosyal yapısı, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltına alınma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, hak ve nesafet kuralları birlikte dikkate alınarak belirlenecek bir miktarın da manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacının 02.10.2011-18.05.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde sözleşmeli personel olarak çalışan davacının sözleşmesinin son erdiği ve yenilenmediği 01.01.2012 tarihine kadar maaş ödemelerinin kendisine yapıldığının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 30.03.2022 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığı, bu nedenle davacının sözleşmesinin yenilenmediği 01.01.2012 ile 18.05.2012 olan tahliye tarihleri arasında tutuklu kaldığı süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan 3.189,01 TL'nin maddi tazminat olarak davacıya verilmesi gerekirken, son aldığı maaş üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi, 2- Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken bu ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.