Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1433 E. , 2025/7858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/137 E., 2016/151 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. madde
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1433 E. , 2025/7858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/137 E., 2016/151 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın, karara dayanak edilen hususların usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunu kabul etmediğine, re'sen gözetilecek hususlara, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahal dışında, açık havada, bölünmüş düz ve eğimsiz karayolunda seyir halindeyken aracın sürüş hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı kazası yapması neticesinde aracında yolcu olan üç arkadaşının öldüğü olayda, olay yerinde yapılan incelemede yol üzerinde bir adet lastik parçasının görüldüğü, yoldan çıktıktan sonra olay yerinde bulunan taşa çarpması sonrasında aracın takla atarak 33 metre sonra durabildiği, etrafta araca ait parçaların dağıldığı, aracın sol arka lastiğinde parça eksilmesi olduğu, lastiğin iç yanak kısmından başlayarak dış yanak kısmına kadar devam eden düz kesi şeklinde yırtılmanın meydan geldiği, aynı tekerleğe ait jant kenar kısmının sert bir zemine sürtme sonucu olduğu anlaşılan hasar oluştuğu, aracın diğer lastiklerinin eski, aşınmış ve üzerinde çatlaklar oluştuğu görülmüş, kazanın oluş nedeninin kesin olarak tespit edilmesi amacıyla evrak bilirkişiye havale edilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kazanın araca ait sol arka lastiğin parçalanması sonucunda meydana geldiği, sanığın aracın teknik donanımını karayollarında güvenli sürüş için gerekli şekilde ayarlamadığı, bu nedenle tek ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda sanığın 2918 sayılı Kanunun araçların teknik şartlara uygunluğu başlıklı 30/1-a maddesinde belirtilen servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan bozuk veya teknik şartlara aykırı olarak araçları kullanma kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğunun belirtildiği ve mahkemece de kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Gündüz vakti meskun mahal dışında açık havada sanığın sevk ve idaresindeki kendisine ait otomobiliyle düz ve eğimsiz karayolunda seyir halindeyken sol arka lastiğin hasar görmesi neticesinde jant kısmının asfalt zemine değmesi sonucu aracın sağa çekmesiyle sanığın sürüş kontrolünü kaybederek asfalt zemin üzerinde 24 metre jant izi bıraktıktan sonra yolun sağından yoldan çıktığı arazide 33 metre sürüklenip araç ön kısmıyla bir kaya çarpıp takla atması şeklinde gerçekleşen trafik kazası sonucu aracında yolcu olan üç kişinin öldüğü, yol üzerinde araç lastik parçalarının bulunduğu, kaza sonrası yapılan incelemede aracın arka sol lastiğinin parçalanmış olduğunun, aracın bütün lastiklerinin farklı marka ve diş yapısı yönüyle farklı özellikte olduğu, aracın sağlam olan lastiklerinin aşırı derecede yıpranmış ve yüzeylerinin çatlamış olduğu, mevcut raporlarda çatlaklar ve deforme gözlenen sol arka lastiğin bir noktada direncini kaybederek iç yanak kısmından yarıldığı ve anlık hava boşalması sonucu jantın yerle temas ettiği, kazıntı izlerinin de bu suretle oluştuğu ve bu sırada aracın kontrolden çıkarak kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği olayda, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre ise; TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50/4. maddesi gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulaması mümkün olup, sanık hakkında "yasal şartları oluşmadığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı açısından aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.