İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/1441 Karar: 2025/7176 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1441 K.2025/7176

12. Ceza Dairesi 2025/1441 E. , 2025/7176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1748 E., 2024/2421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurula

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/1441 E. , 2025/7176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1748 E., 2024/2421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurula

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/1441 E. , 2025/7176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1748 E., 2024/2421 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/436 Esas – 2017/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçlarından yargılandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında 131 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda dolandırıcılık suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.11.2007 tarihinde kesinleştiği, sahtecilik suçu yönünden ise zamanaşımından düşme kararı verildiği ve bu kararın 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği, beraat kararının kesinleşmesinin 01.11.2007 olduğu ve davanın ise 07.10.2019 tarihinde açıldığı, bu suretle CMK'nın 142/1. maddesindeki yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının dolandırıcılık suçuyla birlikte sahtecilik suçundan da tutuklandığı, sahtecilik suçuna yönelik zamanaşımından düşme kararının ise 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davanın süresinde olduğu ve makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/07/2024 tarihli ve 2022/2612E . 2024/3528 K sayılı ilamı ile "davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu ve zamanaşımından düşme sebebiyle makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabulüyle tazminata hükmedilmişse de, davanın tutuklama tarihi itibariyle 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, anılan Kanunda zamanaşımı sebebiyle düşme kararları dolayısıyla tazminat hususunun düzenlenmediği ancak davacının aynı yargılama kapsamında hakkında beraat kararı verilen dolandırıcılık ve suç işlemek için örgüt kurmak suçlarından da tutuklandığı, beraate konu suçlar yönünden maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde zamanaşımına konu suç yönünden yalnızca makul bir miktar tazminata hükmedilmesi," hukuka aykırı bulunduğundan kararın bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 5.517,77TL maddi ve 80.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/436 Esas – 2017/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçlarından yargılandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında 131 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda dolandırıcılık suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.11.2007 tarihinde kesinleştiği, sahtecilik suçu yönünden ise zamanaşımından düşme kararı verildiği ve bu kararın 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği, beraat kararının kesinleşmesinin 01.11.2007 olduğu ve davanın ise 07.10.2019 tarihinde açıldığı, bu suretle CMK'nın 142/1. Maddesindeki yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının dolandırıcılık suçuyla birlikte sahtecilik suçundan da tutuklandığı, sahtecilik suçuna yönelik zamanaşımından düşme kararının ise 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davanın süresinde olduğu ve makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/07/2024 tarihli ve 2022/2612E . 2024/3528 K sayılı ilamı ile "davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu ve zamanaşımından düşme sebebiyle makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabulüyle tazminata hükmedilmişse de, davanın tutuklama tarihi itibariyle 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, anılan Kanunda zamanaşımı sebebiyle düşme kararları dolayısıyla tazminat hususunun düzenlenmediği ancak davacının aynı yargılama kapsamında hakkında beraat kararı verilen dolandırıcılık ve suç işlemek için örgüt kurmak suçlarından da tutuklandığı, beraate konu suçlar yönünden maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde zamanaşımına konu suç yönünden yalnızca makul bir miktar tazminata hükmedilmesi," hukuka aykırı bulunduğundan kararın bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 5.517,77TL maddi ve 80.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 378.290 TL olduğu; nitelikli dolandırıcılık suçundan nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında 131 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik talebinin bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kısmen kabulü ile 5.517,77 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kabul edilen toplam 85.514,77 TL tazminat miktarının kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1 maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla