İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/146 Karar: 2025/7581 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/146 K.2025/7581

12. Ceza Dairesi 2025/146 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/347 E., 2024/347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzeltilerek Onama Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verile

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/146 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/347 E., 2024/347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzeltilerek Onama Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verile

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/146 E. , 2025/7581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/347 E., 2024/347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzeltilerek Onama Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 1.200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurularının ilk derece mahkemesi kararında gerekçe ile hüküm fıkrasında çelişki olduğundan, hüküm fıkrasına CMK'nın 142/1. maddesi kapsamında şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.05.2024 tarihli kararıyla davacı tarafından aynı konuya ilişkin Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/116 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı anlaşılmakla, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca davaların birleştirilerek davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi lüzumu, nedeniyle bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/116 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosyada davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 170.000,00 TL maddi, 700.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi talebi dikkate de alınarak davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 31.054,22 TL maddi, 100.000,00 Tl manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olduğu ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesap edildiğini, maaşı üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Yargıtay örnek kararları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, taşınma masraflarının, faizin hatalı olduğunu, davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10457 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 04.07.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek bu suçtan 04.07.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 - 04.10.2017 tarihleri arasında 443 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 25.09.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; davalı aleyhine kabul edilen miktarların kesinlik sınırının üstünde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Davacı vekilinin dava dilekçesinde gözaltı tarihinden faiz talep etmesine rağmen hükmolunan manevi tazminata 24.08.2016 tarihinden faizi ile verilmesi, 2.Kamu görevinden 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 04.10.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 17.371,22 TL asgari ücret üzerinden maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden yasal faizi ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken fazla hesap edilmesi ve faizin hatalı olması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği, maddi tazminatın belirlendiği birinci fıkrasında bulunan "31.054,22-TL maddi tazminatın 24/08/2016 zarar başlangıç tarihinden" ibaresinin çıkarılarak yerine "17.371,22 TL maddi tazminatın 15/09/2016 tarihinden" ibaresinin eklenmesi, manevi tazminatın belirlendiği ikinci fıkrasında bulunan "24/08/2016 zarar başlangıç tarihinden" ibaresinin çıkarılarak yerine "18/07/2016 tarihinden" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla