Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/85 E. , 2025/4485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/161 E. 2023/616 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 02/05/2018 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/85 E. , 2025/4485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/161 E. 2023/616 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 02/05/2018 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız infaz edilen süre nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.02.2023 tarih, 2021/6925 Esas, 2023/357 Karar sayılı ilamıyla: "Davacının 250.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın cezaevine girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi ya da denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlendiğinde mahkumiyet hükmünün açıklanması halinde tazminat şartlarının ve miktarının değerlendirilmesinin mümkün olacağı, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, infaz edilen sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğunun tespiti halinde davacının cezaevinde fazladan kaldığı süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise infaz edilen süre boyunca maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi" hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücreti miktarına, davacı vekilinin temyiz sebepleri, kararın hukuka aykırı olduğuna ve davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2010 tarihli 2008/54 Esas - 2010/27 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda, davacının silahla tehdit suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2012/20378 Esas 2013/29916 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle 27.11.2013 tarihinde kesinleşerek infazına başlandığı, bu sırada davacının talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.07.2017 tarihli 2017/18345 Esas 2017/19306 sayılı ilamı ile itiraz kabul edilerek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.11.2013 tarihli 2012/20378 Esas 2013/29916 Karar sayılı onama kararının davacı yönünden kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarih 2017/273 Esas 2017/376 Karar sayılı kararıyla davacının silahlı tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.01.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 07/03/2008 - 08/03/2008 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, bu sürenin Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/54 Esas 2010/27 Kararında mahsup edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat ya da düşme kararı verilmediği, mahkumiyet kararı verilerek 5 yıl süreyle açıklanmasının ertelendiği, davacı hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle açıklandığı, açıklanan kararın temyiz ile onanarak kesinleştiği, netice ceza miktarının tutuklu kaldığı süreden fazla olduğu görülmüştür, buna göre CMK'nın 141/1-f maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı, bu itibarla bozma ilamına ilişkin eksiklikler giderilmiş olduğu haliyle dahi davacının tazminat isteyemeyeceği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine ilişkin olduğundan red edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacı lehine oluşan kazanılmış hak gözetilerek vekalet ücreti miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.