Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2102 E. , 2025/7629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/113 E., 2025/313 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vek
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2102 E. , 2025/7629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/113 E., 2025/313 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın tutuklamaya konu suçlar yönünden verilen beraat kararlarının kesinleştiği tarih olan 30.10.2018 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvuruları üzerine, davacı hakkında tutuklama kararı verilip infaz edilen "kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma" suçlarından verilen beraat kararlarının 30.10.2018 tarihinde kesinleştiği, CMK'nın 142/1 maddesine göre dava açma süreleri olarak üç aylık ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin öngörüldüğü ve bu sürelerin 30.10.2019 itibariyle dolduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince tutuklamadan kaynaklı tazminat istemlerinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında 14.03.2017-21.03.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve yapılan yargılama sonucu beraat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu süreler ile sınırlı olmak üzere CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince tazminat hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, hüküm fıkrasına 317,04 TL maddi, 800,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.320 TL vekalet ücretinin davalından alınarak davacıya ödenmesine ve yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği kamu üzerinde bırakılmasına ibareleri eklenmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 14.699,33 TL maddi ve 175.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; enflasyon oranı gözetildiğinde hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/108 Esas–2018/284 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından 14.03.2017-25.01.2018 tarihleri arasında 317 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, beraat hükümlerinin 30.10.2018 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet kararı yönünden yapılan istinaf başvurusu üzerine istinaf incelemesi sonunda mahkumiyet kararı kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın 19.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükümlerin davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.