Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2148 E. , 2025/6288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/231 Değişik İş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/171 Es
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2148 E. , 2025/6288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/231 Değişik İş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/171 Esas, 2023/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, CMK'nın 251/3, 53/1-2-3, 58 maddeleri uyarınca neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 13.01.2024 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 94660652-105-06-15898-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/65270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/65270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. fıkrasının ''kendisine tebligat yapılacak kimseler gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik' in 30/1. fıkrasının ise ''adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.'' şeklinde yer alan düzenlemelere göre, 7201 sayılı Kanun'ın 21/1. fıkrasına göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşullarının ilgili Yönetmeliği 30. maddesinde gösterildiği, Somut incelemeye konu dosyada, sanığın yokluğunda verilen Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2023 tarihli kararı içeren ve sanığın bilinen son adresi olan "...Ankara" adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ iadesine ilişkin 28/12/2023 tarihli tebliğ şerhi incelendiğinde, adresin tevziat saatleri içerisinde sürekli olarak kapalı olduğu ve muhattabın T.C. Kimlik numarası olmadığından mahalle muhtarı kayıtlarından kaydına bakılamadığı gerekçeleriyle tebligatın iade edildiği, ancak adreste muhatabın yaşayıp yaşamadığı kesin bir şekilde tespit edilmediğinden, söz konusu adrese yeniden tebligat çıkartılması gerektiği gözetilmeden, bu defa mernis adresine tebligat çıkartılması usulsüz olduğu gibi, mernis adresine yapılan 05/01/2024 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, sanığın adresinin kapalı olduğu belirtilerek 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldıktan sonra, evrak da ilgili muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, ancak tebligat evrakında, sanığın tebliğ adresinde bulunup bulunmadığına, bulunmuyor ise muvakkaten mi sürekli mi bulunmadığına ilişkin bir tespitte bulunulmadığından, bu haliyle de yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/4566 esas 2022/3335 karar sayılı ilamında yer alan, "...Müşteki vekilinin itirazı üzerine hükmü veren mahkemece dosya itiraz merciine gönderilmiş ise de, kararına itiraz edilen mahkemece öncelikle başvurunun süre ve yetki yönünden değerlendirmesi yapılarak itirazın, süresinde yapılmadığının belirlenmesi halinde dosyanın CMK’nin 252/6 ve 268/2. maddeleri uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi gerekmesine göre karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden; dosyanın itiraz üzerine merciine gönderilmesi ve merciince esastan inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.... KANUN YARARINA BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamaya ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/6. maddesinde yer alan "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenlemeye göre, merci mahkemesince, sanık müdafii tarafından 11/03/2024 tarihinde anılan karara karşı yapılan itirazın öğrenme üzerine ve süresi içinde olduğundan bahisle itirazın kabulüne ve dosyanın itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığa basit yargılama usulüne ilişkin tensip zaptının CMK'nın 251/2. maddesi gereğince bilinen son adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. fıkrası gereğince sanığın bilinen son adresine tebligat yapıldığı, tebligatın bila tebliğ iadesine ilişkin 28.12.2023 tarihli tebliğ şerhi incelendiğinde, adresin tevziat saatleri içerisinde sürekli olarak kapalı olduğu ve muhattabın T.C. Kimlik numarası olmadığından mahalle muhtarı kayıtlarından kaydına bakılamadığı gerekçeleriyle tebligatın iade edildiği, bunun üzerine sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan 05.01.2024 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, sanığın adresinin kapalı olduğu belirtilerek 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldıktan sonra, evrakın ilgili muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne göre bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adresin aynı olduğu gözetildiğinde gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun şekilde yapıldığının anlaşılması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan basit yargılama usulüyle sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı verilmiş; karar bilinen son adrese çıkarılıp bila tebliğ iade edilince mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. KYB istemi tebliğin usulsüz olduğunu ve itiraz mercii değerlendirmesini eleştirmiştir.
Hukuki İlke: Bilinen son adres ile adres kayıt sistemindeki (mernis) adres aynı olduğunda, önce 21/1'e göre normal tebligat çıkarılıp iadesi üzerine 21/2'ye göre yapılan tebliğ usulüne uygundur. Somut olayda bu aşamalar tamamlandığından tebligat geçerli sayılmış, KYB istemindeki gerekçe yerinde görülmemiştir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi
Dava Strateji Notu: Tebligat usulsüzlüğü iddiası her olayda otomatik kabul görmez; bilinen son adres ile mernis adresinin aynı olduğu ve 21/1 sonrası 21/2 aşamalarının usulünce işletildiği dosyalarda tebligat geçerli sayılır. İtiraz stratejisi kurulurken adreslerin farklı olup olmadığı ve şerh sırası dosyadan doğrulanmalıdır.