Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1491 E. , 2025/8179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/82 E., 2024/187 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın,
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1491 E. , 2025/8179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/82 E., 2024/187 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/192 esas, 2015/425 sayılı kararının 05.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.06.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanması ile sanığın anılan suçtan 5237 sayılı Kanun’un 179/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/82 esas, 2024/187 karar sayılı kararının 20.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 94660652-105-34-13590-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve 2025/49592 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve 2025/49592 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "Sanığın yokluğunda verilen Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/192 esas, 2015/425 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının, sanığın mernis adresine 28/05/2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; Anılan Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, sanığın bilinen en son adresine mernis şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılması, bu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde ise mernis adresine mernis şerhi düşülerek tebligat yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın 28/08/2013 tarihli yakalama duruşmasında bildirdiği ''... Mah. ... Cad. ... Sok. No:4 D:3 .../İstanbul'' adresi yerine ''... Mah. ... Sok. No:4 D:1 .../İstanbul'' adresine mernis şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre yapılmış olan tebliğin usulsüz olduğu, hükümlünün başka bir suretle karardan haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı gibi dosya kapsamından da bu yönde bir tespit yapılamadığı cihetle, tebligat işleminin usule aykırı olması karşısında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/192 esas, 2015/425 sayılı kararının 05.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.06.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanması ile sanığın anılan suçtan 5237 sayılı Kanun’un 179/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/82 esas, 2024/187 karar sayılı kararının 20.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın 28.08.2013 tarihli yakalama kararı üzerine alınan ifadesinde, adresini "... Mah. ... Cad. ... Sok. No:4 D:3 .../İstanbul" olarak bildirdiği, sanığın dosyada yer alan başkaca bir adresinin mevcut olmadığı, bu haliyle anılan Mahkeme kararın öncelikle duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine normal tebligat çıkarılması ve bu tebligatın "iade gelmesi halinde" ise bu kez aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği halde, başka bir adres olan "... Mah. ... Sok. No:4 D:1 .../İstanbul" adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/82 esas, 2024/187 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 /4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.