İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2236 Karar: 2025/7855 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2236 K.2025/7855

12. Ceza Dairesi 2025/2236 E. , 2025/7855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/809 E. 2025/97 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2236 E. , 2025/7855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/809 E. 2025/97 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2236 E. , 2025/7855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/809 E. 2025/97 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ilişkin kararın Dairemizin 17.09.2014 tarihli tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi üzerine mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada taksirle öldürme suçundan sanığın TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusuru olmadığına, tekrar hagb verilmesi gerektiğine, ceza miktarına, adli para cezası veya erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halindeyken karşıdan karşıya geçen mağdura çarpması sonucu mağdurun yaralandığı, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldığı, yargılama sırasında mağdurun ölmesi üzerine görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, Adli Tıp 1.İhtisas Kurulundan alınan raporda kaza ile ölüm arasında illiyet bağının tespit edildiği olayda mahkemece sanığın taksirle öldürme suçundan kusuru olmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ilişkin kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/09/2014 tarihli kararıyla; "...Olay günü gündüz saat 13:30 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 12 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı, eğimsiz, düz yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanığın, seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya, sol şerit üzerinde çarpması şeklinde gelişen ve 1937 doğumlu yayanın ölümüyle sonuçlanan olayda; kaza sonrası olay mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, her ne kadar kazanın meydana geldiği mahallin, yaya geçişine kapalı bir yer olduğu belirtilmiş ise de, ölenin, olay günü hastanede kolluk görevlilerince alınan beyanında, karşıdan karşıya geçerken orta refüje yaklaştığında sol şerit üzerinde seyreden sanığa ait aracın geldiğini görünce, bir yandan sanığa eliyle işaret ederek durdurmaya, diğer yandan da yürüyerek karşıdan geçmeye çalıştığını, sol ayağını orta refüj demirlerine attığı esnada, sanığın, yol içerisinde sağ ayağına, aracın tamponuyla çarptığını ifade etmesi, sanığın da soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, yayayı daha önce yol üzerinde gördüğünü ve aracını gören yayanın paniklediğini ifade etmesi karşısında, yayanın yaşı ve yürüyüş hızı, çarpma noktası, sanığın tevil yollu ikrarı, fren mesafesi ve dosya kapsamındaki delillerden, hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayan sanığın tali derecede kusurlu olduğu dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmakla, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine, oluşa ve dosya kapsamındaki delillerle bağdaşmayan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi," Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23/10/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 28/05/2020 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve mahkumiyetinin kesinleştiği, ihbar üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2024 tarihli kararı ile; "1-5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için; sanığa “usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği” şerhine yer verilerek sanığın duruşmalardan haberdar edilip, gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, sanığa çıkartılan tebligatın bila iade gelmesi üzerine, mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ yapılmadan ve sanık müdafinin sanığın (sağlık sorunlarından kaynaklı) mazeretinin bildirilmesine dair dilekçesinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması ihtimalinde, sanığın yokluğunda karar verilmeksizin yeni bir duruşma günü tayin edilmesi" talebini içeren dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ve sanığın yokluğunda yargılamaya devamla savunması alınmayan sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilmek suretiyle CMK’nın 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2-Katılanlar vekili tarafından son oturum öncesinde, aynı gün olan diğer duruşması nedeniyle, oturuma katılamayacağına ilişkin mesleki mazeret dilekçesi sunulduğu halde mahkemece, mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması, " Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Hükmün gerekçeyi ihtiva ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki (I) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın 05/07/2011 tarihli savunması alınmadan önce iddianame yerine geçen görevsizlik kararı sanığa okunduktan sonra savunmasının alındığı ve 20/03/2015 tarihli oturumda bozma ilamına karşı sanığın savunmasının alındığı anlaşıldığından tebliğnamede bozma öneren (II) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceğinden, yükümlülük belirlenmeyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup TCK'nın 50/4 maddesinin tartışılmaması nedeniyle bozma öneren (III) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla