İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/224 Karar: 2025/3456 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/224 K.2025/3456

12. Ceza Dairesi 2025/224 E. , 2025/3456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/271 E., 2024/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/224 E. , 2025/3456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/271 E., 2024/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/224 E. , 2025/3456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/271 E., 2024/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre davacı açısından kesin olduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle ıslah ile 86.052.12. TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, süre yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının gözaltında ve tutuklu olduğu dönemde çalışamadığı dönem için son aldığı maaşa göre tespit edilen 16.224.64 TL maddi tazminatın iş akdinin feshedildiği 13.12.2010 tarihinden itibaren, şeker pancarı üretiminden kaynaklı kazanç kaybına ilişkin ise 69.827.48 TL maddi tazminatın gelir kaybına ilişkin dönem tarihi olan 01.01.2011 tarihinden itibaren ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın eksik hesaplandığına, davacının tutuklanmasından emeklilik tarihine kadarki dönem bakımından da tazminata hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/66 Esas -2015/151 Kara sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak suçlarından 30.11.2010 - 27.04.2012 tarihleri arasında 514 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 06.12.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının çalıştığı işyeri tarafından tutuklama nedeniyle iş akdinin 13.12.2010 tarihinde feshedildiği, davacıya ilişkin temin edilen hizmet dökümleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde son aldığı net maaşa göre ve ayrıca davacının şeker pancarı ekimi bakımından çiftçilik faaliyeti yaptığı, bu itibarla tespit edilen kazanç kayıplarının maddi tazminat kapsamında hükmedilmesi gerektiği kabulüyle, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250 TL olduğu; davacının ıslah dilekçesi ile 86.052.12 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talebine yönelik, mahkemece talebin tamamının tazminat olarak hükmedildiği, bu itibarla reddedilen toplam tazminat miktarına göre davacı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2- Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla