İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2382 Karar: 2026/2112 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2382 K.2026/2112

12. Ceza Dairesi 2025/2382 E. , 2026/2112 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/145 E., 2021/24 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜMLER: Düşme, red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Katılan kurum temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde zamanaşımından dolayı beraat karar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2382 E. , 2026/2112 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/145 E., 2021/24 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜMLER: Düşme, red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Katılan kurum temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde zamanaşımından dolayı beraat karar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2382 E. , 2026/2112 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/145 E., 2021/24 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜMLER: Düşme, red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Katılan kurum temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde zamanaşımından dolayı beraat kararı usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek yapılan temyiz isteminde, sanık hakkında verilen ret karararının temyiz istemi dışında bırakıldığı anlaşılmakla; 2009 takvim yılına ilişkin ret hükmü inceleme dışı bırakılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 06... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 4369 sayılı Kanunun 14. Maddesi ile değişik VUK 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43,62, 63... maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 20 08... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 5728 sayılı kanunun 276. Maddesi ile değişik VUK 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 63... maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 19... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 07.06.2018 tarihli 2016/65 23... /5437 Karar sayılı ilamı ile "..Sanık ... hakkında 2006, 2007 ,20 08... takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde: 1-Sanığın suçlara konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması, sahte fatura kullanma suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasında, faturalarda bulunması zorunlu olan bilgilerin neler olduğunun belirtilmesi, aynı Kanunun 227. maddesinin 3. fıkrasında ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' hükmünün yer alması; suç konusu faturaların dosya içinde bulunmadığının ve getirtilip duruşmada incelenmediğinin anlaşılması karşısında; suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın 2006,2007,2008,2009 takvim yıllarında kullandığı iddia olunan faturalardan, 2006 takvim yılına ait dosya içerisinde bulunan asılları ile diğer takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıdaki asıllarının veya onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve 213 sayılı Kanunun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin tespit edilmesi, 2- Faturaların zorunlu bilgileri içerdiğinin tespit edilmesi durumunda; a) Suçlara konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, c) Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; aa) Faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullananlara ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 3- Kabule göre; a) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 62. madde gereğince indirim yapılırken 20 06... takvim yılları için 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay; 20 08... takvim yılları için ise 3 yıl 7 ay 22 gün yerine, 2 yıl 19... gün olarak hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini, b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2006, 20 07... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçuna ilişkin olarak dava zamanaşımına ilişkin sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine, 2009 takvim yılında sahte belge kullanma suçu yönünden sanık için önceden verilmiş hüküm bulunması nedeniyle CMK 223/7 maddesi gereği sanık hakkında açılan davanın reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düşme kararının onamasına, ret kararı yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum temsilcisinin temyiz istemi; zamanaşımından dolayı beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna kararın kaldırılmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın üzerine atılı müsnet Vergi Usul Kanunu' na muhalefet suçu bakımından; 20 06... yılı için 4369 sayılı kanunun 14. Maddesi ile değişik VUK 359/b-1 maddesinde 18... yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, 2008 yılı için ise, 5728 sayılı kanunun 276. Maddesi ile değişik VUK 359/b maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir. Atılı suçlara ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi on iki yıl olduğu,s anığa yüklenen 2006, 2007, 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde düzenlenen dava zamanaşımının, en aleyhe kabul ile 2006 yılı için 31.12.2006, 2007 yılı için 31.12.2007, 2008 yılı için 31.12.2008 olan suç tarihinden itibaren gerçekleştiği anlaşılmış ve atılı suç nedeniyle zaman aşımına ilişkin sürenin dolması nedeniyle düşme kararı vermek gerektiği, 2009 takvim yılına ilişkin olarak ise; sanık hakkında aynı takvim yılına ilişkin olarak sahte belge düzenlediğinden bahisle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde kamu davası bulunduğu, mahkemenin 23/02/2016 tarih ve 2015/50 E. 2016/165 K sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmakla 2009 takvim yılına ilişkin olarak bu davanın mükerrer dava olması ve aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle önceden açılmış bir davanın mevcut olması nedeniyle sanık hakkında düşme ve ret hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan kurum temsilcisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında 2006-2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri, Yargıtay 11. Ceza Dairesince suça konu faturaların asıllarının getirtilip zorunlu bilgileri içerip içermediğinin ve gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesi 2006-2008 yılları için zamanaşımından düşme, mükerrer dava niteliğindeki 2009 yılı için ise davanın reddine karar vermiştir. 12. Ceza Dairesi katılan kurumun temyizini incelemiştir.

Hukuki İlke: VUK 359/b kapsamındaki sahte belge kullanma suçunda TCK 66/1-e uyarınca asli dava zamanaşımı sekiz yıl, TCK 67/4 gözetildiğinde kesintili zamanaşımı on iki yıldır; her takvim yılı için en aleyhe suç tarihi yıl sonu kabul edilerek süre ayrı ayrı hesaplanır ve dolduğunda düşme kararı verilir.

Uygulama Sonucu: Katılan kurum temsilcisinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek bozma sonrası kurulan düşme hükmü oybirliğiyle onanmıştır; 2009 yılına ilişkin ret hükmü temyiz kapsamı dışında bırakıldığından incelenmemiştir.

Dava Strateji Notu: Vergi suçu dosyaları bozma ve fatura aslı araştırması gibi süreçlerle yıllarca uzadığından, müdafi her aşamada takvim yılı bazında 12 yıllık kesintili zamanaşımı hesabını güncel tutmalıdır; eski takvim yıllarına ilişkin isnatlarda düşme, savunmanın en kestirme sonucudur. Katılan idare yönünden ise bu karar, zamanaşımına yaklaşan dosyalarda yargılamanın hızlandırılmasını talep etmenin önemini gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla