KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/2562 E., 2025/6652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3122 E., 2019/2545 K.
- Suçlar
- Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; iş yerini işleten kişinin sanık olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığına, bu nedenle verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, ayrıca suçun 2013 ve 2014 yıllarında işlendiğinin de göz önüne alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ........... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .................vergi kimlik numaralı mükellefi olan temyiz dışı sanık ...'ın eşi olan ve işleri eşinden aldığı vekaletname ile kendisinin yürüttüğünü beyan eden sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2013 ve 2014 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 18.07.2018 tarihli istem yazısının 08.08.2018 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık hakkında verilmiş ve dava şartı olan mütalaanın bulunmaması, ayrıca defter ve belgelerin ibrazına dair istem yazısının sanığın eşi ... adına düzenlenmesi ve sanıktan istenilmiş herhangi bir defter ve belge bulunmaması, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1/1-4 maddesine göre; her yıl Temmuz ayının biri ile yirmisi arasında mali tatil uygulanacağı ve mali tatil süresi içinde inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının istenemeyeceğinin hükme bağlanması karşısında; 18.07.2018 tarihli isteme yazısının mali tatile denk gelmesi nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve bu sebeple beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dava şartı olan mütalaanın bulunmaması, ayrıca defter ve belgelerin ibrazına dair istem yazısının sanığın eşi ... adına düzenlenmesi ve sanıktan istenilmiş herhangi bir defter ve belge bulunmaması şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2562, K. 2025/6652, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama