Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2581 E. , 2025/7105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/6554 E., 2019/7537 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2581 E. , 2025/7105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/6554 E., 2019/7537 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 2016 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların atılı suçu işledikleri tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, sanıkların 2016 takvim yılında sahte fatura düzenledikleri sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanıkların tüm aşamalarda yakıştırılan eylemleri işlemediklerini, kredi notlarının yükselmesi için hesaplarını istinafa gelmeyen ve şirketin yetkilisi olan sanık ...'nin kullanmasına müsaade ettiklerini savundukları, sanıkların hesaplarının kullanılması için diğer sanıktan menfaat temin ettiklerine dair bir delilde bulunmadığı gibi savunmalarının aksine delil de elde edilemediği, dolayısıyla sanıklara yakıştırılan eylemlerin hiç bir kuşkuya yer vermeyen kesinlikle ispat edilemediği kanısına varılarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2016 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi, 2. Sanıkların savunmasında, temyiz dışı diğer sanık ...'nin isteği üzerine banka hesaplarını kullanmasına izin verdiklerini beyan etmesi, ancak temyiz dışı sanık ...'nin vergi denetmenine verdiği ifadesinde işlerle genelde sanık ...'ın ilgilendiğini, sanık ...'nın da işlerinde kendisine yardımcı olduğunu söylemesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından, a) İlgili faturaların sanıklara gösterilerek faturalar üzerindeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, b) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi, 3. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.