Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2820 E. , 2026/1185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2609 E., 2021/2969 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2820 E. , 2026/1185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2609 E., 2021/2969 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması karşısında mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesinin ... vergi kimlik numarası ile mükellefi olan sanığın 2015 yılına ait iş ve işlemlerinin sahte belge kullanma yönünden Müfettişlikçe incelenmesi kapsamında; mükellefin elektronik adresine e-tebligat yolu ile defter ve belge isteme yazısının gönderildiği, bahse konu yazının 03.07.2020 günü elektronik ortamda tebliğ edildiği, 213 sayılı kanunun 107/A maddesi gereği bu tarihi izleyen 5. günün sonunda başlayan 15 günlük yasal süre içerisinde yasal temsilci olan sanığın talep edilen 2015 yılına ait defter ve belgeleri herhangi bir zayi belgesi veya mücbir sebep ya da haklı mazeret ileri sürmeksizin ibraz etmediği, komisyon mütalaası, vergi suçu raporu, vergi inceleme raporu, tebliğ raporu ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın vergi incelemesi kapsamında kendisine yapılan tebliğe rağmen 15 günlük yasal süre içerisinde 2015 yılına ait defter ve belgeleri, herhangi bir zayi belgesi veya mücbir sebep ya da haklı mazeret ileri sürmeksizin ibraz etmediği, sanığın elektronik ortamda yapılan tebligatı kontrol etmesi gereken sistemin şifresini bilmediği yönündeki savunmaları hayatın olağan akışına uygun olmadığı, soyut ve suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmekle atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; 213 sayılı Kanun'un 139. maddesine göre vergi incelemesinin işyerinde yapılması gerektiği, ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığa defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın 03/07/2020 tarihinde sanığa e-tebligat ile tebliğ edildiğinin anlaşılması, dosya kapsamında bulunan Vergi suçu raporundan anlaşılacağı üzere, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının, incelemeyi yapan vergi denetmeni tarafından iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit yapılmadığı cihetle, yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığının anlaşılması, ayrıca, 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1/1-4 maddesine göre; her yıl temmuz ayının biri ile yirmisi arasında mali tatil uygulanacağı ve mali tatil süresi içinde inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının istenemeyeceğinin hükme bağlanması karşısında; sanığa defter belge isteme yazısının 03/07/2020 tarihinde, mali tatile denk gelecek şekilde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2. Suç tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı VUK'un 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığında suçun unsurları oluşmayacaktır. Dosya kapsamına göre vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, 03.07.2020 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde yapılacağı, ancak bu husustaki talebin süresi içinde Denetmenliğe yazılı olarak bildirilmesi gerektiği yazılarak sürecin mükellef aleyhine tersine çevrildiği, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden tespit edilmediği ve suç tarihinde iş yerinin kapalı olduğuna dair belirlemenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi, 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar. Son günü malî tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır" ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz." hükümlerinin yer aldığı, bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığa, 2015 takvim yılına ait defter ve belgelerini 15 gün içerisinde ibraz etmesi gerektiğine ilişkin gönderilen isteme yazısının, mali tatil öncesi 28.06.2020 tarihinde düzenlendiği, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının talep edilemeyeceği, bununla birlikte mali tatil öncesinde düzenlenen isteme yazılarının, mali tatil içinde tebliğinin mümkün olduğu hususu da göz önüne alınarak ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.