Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4403 E. , 2026/3759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/529 E., 2021/217 K., 2021/928 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet, itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4403 E. , 2026/3759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/529 E., 2021/217 K., 2021/928 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet, itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2012/529 Esas, 2021/217 Karar sayılı karar ile hükümlüler ... ve ... hakkında 20 06... takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 62 maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hükümlü ... hakkındaki hüküm istinaf edilmeksizin 17.06.2021 tarihinde, hükümlü ... hakkındaki hüküm istinaf edilmeksizin 16.11.2021 tarihinde kesinleşmiş, hükümlü ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/928 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmekte 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ...-105-34-...-...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9586 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 359/b-1 (2 kez) , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 (2 kez) ve 62/1 (2 kez). maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sahte fatura düzenlemek ve ticari defter, kayıt ve belgeleri incelemeye ibraz etmemek suçlarından sanık ...'ın ise anılan Kanun'un 359/b-1 (2 kez), 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 43 (2 kez) ve 62/1 (2 kez). maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün ve 15 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, ticari defter, kayıt ve belgeleri incelemeye ibraz etmemek suçu bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli ve 2012/529 esas, 2021/217 sayılı kararı ile anılan karara karşı sanık ... hakkındaki hüküm bakımından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2021 tarihli ve 2021/928 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2021 tarihli kararını müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine getirilen düzenlemeler uyarınca sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanıkların 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43... . maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, ayrıca sanık ...'un 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 359/7. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bakırköy 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2012/529 esas, 2021/217 sayılı kararının, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli ve 2012/529 esas, 2021/217 sayılı kararının bozulması halinde hukuki sonuç doğurmayacağı ve yeniden uyarlama yargılaması yapılması gerekeceği, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli kararını müteakip, sanıklar haklarında 2006 yılında işledikleri iddia olunan sahte fatura düzenlemek eylemleri bakımından mahkumiyetlerine dair kararın, karar tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğundan bahisle ortadan kaldırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 09/12/2021 tarihli ve 2012/529 esas, 2021/217 tarihli ek kararlarının, hükmün esasına yönelik olması sebebiyle hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2012 tarihli ve 2012/19769 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında 20 06... takvim yıllarına ilişkin birden çok kez sahte fatura düzenlemek, ... hakkında ayrıca ticari defter, kayıt ve belgeleri incelemeye ibraz etmemek suçlarından dolayı kamu davasının açıldığı, sanıklardan ...'ın savunmasının 12/09/2013 tarihli dördüncü oturumda, ...'un savunmasının ise 31/10/2013 tarihli beşinci oturumda alınarak Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli kararıyla sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, 1-Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu ve 2006 takvim yılına ilişkin suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibarıyla dolduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında yüklenen suç yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde, 2-2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçu bakımından ise, dosyada mevcut 07/03/2012 tarihli vergi tekniği raporuna göre, karşı mükellefin bildirimi ile 5.900,00 Türk lirasına dair bir tespitin olduğu, dolayısıyla da bu takvim yılında birden fazla sahte belge düzenlendiğine ilişkin başkaca bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, 2010 takvim yılında birden fazla sahte belge düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Sanık ... bakımından ticari defter, kayıt ve belgeleri incelemeye ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, sanığın savunmasının alındığı 31/10/2013 tarihinden itibaren mahkumiyetine konu Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli karar tarihi itibarıyla olağan zamanaşımı süresi dolmamış ise de itiraz incelemesini yapan mercii Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2021 tarihli karar tarihi itibarıyla dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında yüklenen suç yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla da itirazın bu bakımdan kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2012/529 Esas, 2021/217 Karar sayılı uyarlama yargılamasının itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2012/529 Esas, 2021/271 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde hukuki sonuç doğurmayacağı ve yeniden uyarlama yargılaması yapılması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; 2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 3.Hükümlüler ... ve ... hakkında Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2012/529 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararı ile 2006 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, söz konusu kararın hükümlü ... hakkında istinaf edilmeden 17.06.2021'de, hükümlü ... hakkında ise istinaf edilmeden 16.11.2021'de kesinleştiği, hükümlerin kesinleşmesinden sonra Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ek kararı ile hükümlüler hakkında 2006 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan hükümlerin zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de; ek kararla verilen bu kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır. 4. Hükümlülerin yargılama konusu 2006 takvim yılında sahte belge düzenleme eylemi için, 213 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin sanık yönünden en aleyhe kabulle 31.12.2006 olan suç tarihinden, kanun yararına bozma konusu yapılan 21.05.2021 tarihli mahkûmiyet hükmüne kadar dolduğu belirlenmiş, kanun yararına bozma isteminin (1) numaralı düşünce yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. 5. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlülerin yargılama konusu olan 2010 takvim yılında sahte belge düzenleme eylemi için; ...ve ... Başkanlığı tarafından 07.03.2012 tarihli ve 2012-A-1436/4 sayılı vergi tekniği raporunda; 2010 yılı ... formlarına göre 2010 yılı şubat ayında 5.900,00 TL tutarında sahte belge düzenlendiğinin tespit edildiğinin bildirildiği, bu takvim yılına ilişkin birden fazla faturanın olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin tatbiki hususunda gereğinin takdir ve ifası yoluna gidilmesi gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin (2) numaralı düşünce yönünden kabulüne karar verilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında; ...mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.", şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir..." denilmektedir. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin (3) numaralı düşünceler kısmında, hükümlü ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun olağan dava zamanaşımının, sanığın savunmasının alındığı tarihten hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16/11/2021 tarihine kadar gerçekleştiği nedenine dayanmakta ise de, isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olmaları ve hükümlerin içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedenleriyle kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin (3) numaralı düşünceler yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (3) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) ve (2) numaralı düşünceler yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE, 3. Hükümlülerin 2006 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2012/529 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlülerin cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlüler hakkında 2006 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, 5.Hükümlüler hakkında 2010 takvim yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.