Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5138 E. , 2025/7711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/83 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davac
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5138 E. , 2025/7711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/83 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.687,18 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 3.737,17 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; verilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/ 94... /467 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 02.01.2018 tarihinde gözaltına alındığı ve 03.01.2018 tarihinde tutuklandığı, tutukluluğunun 24.04.2018-03.07.2018 tarihleri arasında 70 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Maddi tazminata 24.04.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tutuklama tarihi olan 03.01.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı, uyuşturucu ticareti suçundan 02.01.2018'de gözaltına alınıp tutuklanmış, 70 gün tutuklu kaldıktan sonra beraat etmiştir. Koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasında maddi tazminata tutuklama tarihinden faiz işletilmiş ve manevi tazminat düşük belirlenmiştir.
Hukuki İlke: Haksız tutukluluk tazminatında maddi tazminata, zararın doğduğu (infazın başladığı) tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekir; ayrıca manevi tazminat davacının sosyal-ekonomik durumu, suçun niteliği ve tutukluluk süresi gözetilerek hak ve nesafete uygun makul miktarda belirlenmeli, eksik manevi tazminat bozmayı gerektirir.
Uygulama Sonucu: Faiz başlangıç tarihi ve eksik manevi tazminat nedeniyle hükmün bozulması.
Dava Strateji Notu: Haksız tutukluluk tazminatında iki teknik hata sık görülür ve bozma sağlar: maddi tazminata yanlış tarihten (tutuklama yerine fiili infaz başlangıcı gerekirken) faiz işletilmesi ve manevi tazminatın nesafet ölçütlerinin altında kalması. Vekil, faiz başlangıcını ve manevi miktar ölçütlerini temyiz dilekçesinde ayrı ayrı işlemelidir.