İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5163 Karar: 2025/8897 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/5163 K.2025/8897

12. Ceza Dairesi 2025/5163 E. , 2025/8897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/476 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat DAVA TARİHİ : 12.11.2018 HÜKÜM : Davanın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5163 E. , 2025/8897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/476 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat DAVA TARİHİ : 12.11.2018 HÜKÜM : Davanın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5163 E. , 2025/8897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/476 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat DAVA TARİHİ : 12.11.2018 HÜKÜM : Davanın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında hükmedilen beraat kararı yönünden davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, hükmedilen düşme kararı yönünden ise 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davacı hakkında hükmedilen beraat kararı yönünden davanın 466 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, hükmedilen düşme kararı yönünden ise 466 sayılı Kanun gereğince düşme kararı verilmesi nedeniyle tazminat hakkının olmadığından bahisle yasal şartların oluşmadığından reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin infaz edilerek başka bir cezasından mahsup edilmediği, tutuklu kaldığı döneme ilişkin 466 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında davanın 10 yıllık süre içinde açıldığına ve davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/9 Esas-2010/108 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak ve uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak için teşekkül oluşturmak suçlarından 02.12.2002-15.05.2003 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak için teşekkül oluşturmak suçundan beraatine, uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, beraat kararının 26.07.2010 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet kararının ise temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.09.2018 tarihli ve 2018/3483 Esas-2018/5758 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen 3 ay ve 10 yıllık süreler içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı, zaman aşımından düşme kararı yönünden ise 466 sayılı Kanun uyarınca zaman aşımından düşme kararı verilmesinin tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı gözetilerek yasal şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Karar başlıklarında "466 sayılı Kanun gereğince tazminat" olan dava türünün "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak gösterilmesi, 2-Her ne kadar İlk derece Mahkemesince 466 sayılı Kanun uyarınca yasal koşulların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı hakkında yargılamaya konu tüm suçlardan tutuklama kararı verildiği, tutuklamaya konu suçlardan olan uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak için teşekkül oluşturmak suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.07.2010 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren sürenin başlayacağı anlaşılmakla, davacının gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu dikkate alındığında, davanın anılan Kanun'da öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde, 12.11.2018 tarihinde açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın süreden reddine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, uyuşturucu madde nakil ve ticareti ile teşekkül oluşturmak suçlarından 164 gün gözaltı ve tutuklu kalmış; teşekkül suçundan beraat, ticaret suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir. Haksız tutukluluk tazminatı talebi hak düşürücü süreden reddedilmiştir.

Hukuki İlke: Gözaltı ve tutuklama tarihinde yürürlükte olan 466 sayılı Kanun uygulanır; beraatle sonuçlanan suç yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcı beraat hükmünün kesinleşme tarihidir ve dava anılan Kanunda öngörülen 10 yıllık süre içinde açılmışsa süreden reddedilemez.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Eski tarihli tutukluluklara dayalı tazminat davalarında uygulanacak kanunu (466 sayılı Kanun vs CMK 142) tutuklama tarihine göre belirleyin; hak düşürücü süreyi beraatin kesinleşme tarihinden başlatarak 10 yıllık süreye dayanmak süre ret kararını bozdurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla