İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/558 Karar: 2025/5940 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/558 K.2025/5940

12. Ceza Dairesi 2025/558 E. , 2025/5940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2024/405 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayıl

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/558 E. , 2025/5940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2024/405 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayıl

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/558 E. , 2025/5940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2024/405 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 12.300,00 manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, hükmün davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10/09/2024 tarih ve 2021/8578 Esas - 2024/4027 Karar sayılı ilamıyla özetle: "Davaya esas Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11/12/2018 tarihli 2016/35771 numara soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin ve kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin tereddüte meydan vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması " kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek kanunî faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden eksik manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin ret oranında davacıya yükletilmesi gerekirken tamamının davalı üzerinde bırakılmasının yasaya aykırı olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna, davanın tam kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/35771 numara sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Cumhurbaşkanına suikast, Türkiye Cumhuriyet Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Ortadan Kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından 24/07/2016-24/11/2016 tarihleri arasında 123 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın davacıya ya da müdafine tebliğ edilmediği, göz altı/ tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle açılan manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamı yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarının 20.000,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla