İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/5809 Karar: 2025/7705 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/5809 K.2025/7705

12. Ceza Dairesi 2025/5809 E. , 2025/7705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/149 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dava

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/5809 E. , 2025/7705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/149 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dava

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/5809 E. , 2025/7705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/149 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili, davacı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin uygulanmakta olduğu, Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla davacı vekili yönünden temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, davacı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 70.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 100,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın 13.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın 13.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili, davacı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının ve vekalet ücretinin fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ve tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğradığına ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 Esas - 2018/105 Karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.03.2017 - 17.07.2017 tarihleri arasında 126 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, terör örgütü propagandası yapma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.03.2018 tarihinde, mahkumiyet hükmünün 14.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin tamamının mahsup edildiği belirlenerek hak ve nefaset kurallarına uygun ölçüde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde ilk karar tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 3.200,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.03.2017 - 17.07.2017 tarihleri arasında 126 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 70.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulü ile 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle, hükmedilen toplam 1.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ile hükmedilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298'nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararında davacı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla