İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/6257 Karar: 2026/3841 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/6257 K.2026/3841

12. Ceza Dairesi 2025/6257 E. , 2026/3841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/109 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı ve s

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/6257 E. , 2026/3841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/109 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı ve s

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/6257 E. , 2026/3841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/109 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 87/4-2. cümle, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 1. Ceza Dairesince verilen 12.05.2022 tarihli onama ilâmına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın ölene yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 27/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 85/1. maddesine uyduğu görüşüyle itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin onama kararının kaldırılmasına, sanığın eyleminin TCK’nın 27/1, 22/3 ve 85/1. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 27/1. maddesi delaletiyle 85/1, 22/3, 27/1-son cümle, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; temel ceza miktarına, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca yapılan artırım oranına, hesap hatasına, TCK'nun 27/1. maddesi uyarınca yapılan indirim oranına ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kanun emrini yerine getiren kamu görevlisi hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine, temel ceza miktarına, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca yapılan arttırım oranına, TCK'nın 27/1. maddesi uyarınca yapılan indirim oranına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; terör örgütü mensuplarının sık sık gösteri ve eylemler gerçekleştirdikleri, ... Merkezine el yapımı patlayıcı maddeler, havai fişek ve taş vb cisimlerle sık sık saldırılar düzenledikleri mahallede, kaza tarihinde, saat 19.10 sıralarında ... Mahallesi ... Merkezine havai fişek ve el yapımı patlayıcılarla benzer bir saldırının gerçekleştirildiği, aynı tarihte saat 22.25 sıralarında ... Merkezine bir saldırının daha yapılacağının ihbar edilmesi üzerine görevlilerin teyakkuza geçtikleri, bölgede bir grubun slogan atıp el yapımı patlayıcılar atması üzerine ... merkezindeki görevlilerin zırhlı araçlarla olaya müdahale için yola çıktıkları, göz yaşartıcı gaz ile müdahale edilen şüpheli şahısların kaçmaları üzerine bu kişilerin önünü kesmek için, ... memuru olan sanığın da içerisinde bulunduğu zırhlı aracın faaliyete katıldığı, zırhlı aracın dar olan sokakta manevra yapamadığı için etkisiz kaldığı, araçta bulunan sanığın da aralarında bulunduğu ... memurlarının şoförü araçta bırakarak kaçan şahısları yakalamak maksadıyla araçtan indikleri, kaçan şahıslara yönelik dur ikazında bulunulduğu ancak şahısların ikazlara uymadıkları, sözlü uyarıya karşın şüpheli grubun kaçmayı sürdürdüğü, kovalamaya dönüşen bu takip esnasında sanığın tabancasını çıkararak havaya uyarı atışları yaparken yağışlı havada bir anlık sendelemesi sonucu yaptığı uyarı atışlarından birinin sırtına isabet etmesi neticesinde ölenin sırtından vurulduğu belirlenen olayda; kanunun hükmünü yerine getirme kapsamında görevini yaptığı sırada, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenlerde sınırı kasten aştığına dair yeterli delil bulunmayan sanığın, görev süresine göre silah kullanma konusunda yeterli eğitim almış olmasına rağmen dikkatsizliği nedeniyle, öngördüğü ancak istemediği hâlde bilinçli taksirle ölenin ölümüne sebep olduğu kabul edilerek bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilerek hükmolunan temel ceza miktarı yönünden kararda isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'de bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Dosya kapsamına göre 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerekirken, temel cezada üçte birden yarısına kadar artırım öngören TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca, yetersiz gerekçe ile üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetsiz ve orantılılık ilkesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca temel cezanın 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra aynı Kanun'un 22/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım uygulanarak cezanın 6 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken hükümde "6 yıl hapis cezası" olarak gösterilmesi suretiyle hesap hatası yapılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla