İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/6507 Karar: 2026/773 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/6507 K.2026/773

12. Ceza Dairesi 2025/6507 E. , 2026/773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/102 E., 2025/194 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı v

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/6507 E. , 2026/773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/102 E., 2025/194 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı v

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/6507 E. , 2026/773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/102 E., 2025/194 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu, Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın beraat kararının kesinleştiği tarih olan 08.10.2019 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 07.01.2025 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 24.864,98 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiği, maddi ve manevi tazminatın oldukça fazla olduğuna, davanın reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/488 Esas - 2019/427 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 28.08.2018 - 01.10.2019 tarihleri arasında 399 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 24.02.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebebinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla 28.08.2018-01.10.2019 arasında 399 gün tutuklu kalıp beraat eden davacının tazminat davası, ilk derecede bir yıllık sürede açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; ancak kesinleşen beraat hükmü davacıya tebliğ edilmediğinden Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu ret kararını bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme 24.864,98 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Manevi tazminat; davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklamaya yol açan olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi ve tazminatın kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle ulaşacağı değer gözetilerek hak ve nesafete uygun belirlenmelidir; hükmedilen miktar bu ölçütlere göre eksik olsa bile, yalnız davalı temyiz etmişse aleyhe bozma yasağı gereği bu eksiklik bozma nedeni yapılamaz.

Uygulama Sonucu: Onama: Daire, manevi tazminatın ölçütlere göre eksik kaldığını saptamasına rağmen temyiz edenin sıfatı nedeniyle bunu bozma konusu yapmamış, davalı vekilinin tüm itirazlarını reddederek hükmü Tebliğname'deki ret görüşüne aykırı biçimde oy birliğiyle onamıştır.

Dava Strateji Notu: Bu karar iki yönlü uyarıdır: beraat tebliğ edilmemişse süre ret kararları bozdurulabilir; ancak davacı vekili bozma sonrası hükmü temyiz etmezse, Yargıtay tazminatı eksik bulsa dahi davalının temyizi üzerine artırım yapılamaz. Eksik bulunan her kalemde davacının da temyiz yoluna gitmesi kritik önemdedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla