İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/6809 Karar: 2026/1555 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/6809 K.2026/1555

12. Ceza Dairesi 2025/6809 E. , 2026/1555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/392 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dav

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/6809 E. , 2026/1555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/392 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dav

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/6809 E. , 2026/1555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/392 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 09.07.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü, I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.03.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, kısmen kabulü ile 38.445,90 TL maddi ve 90.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.03.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 37.994,82 TL ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş,, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada; 37.994,82 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, kısmen kabul durumunda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminata faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğine, vekalet ücretinin fahiş olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/52 Esas – 2021/208 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.03.2016- 01.06.2018 tarihleri arasında 811 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla 12.03.2016-01.06.2018 arasında 811 gün gözaltında ve tutuklu kalıp beraat eden davacının tazminat davasında, Dairenin bozması üzerine ilk derece mahkemesi 37.994,82 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bu kez yalnızca davalı Hazine vekili temyiz etmiş, 12. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.

Hukuki İlke: Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklamaya neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kalınan süre ve tazminatın kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle ulaşacağı parasal değer gözetilerek hak ve nesafete uygun belirlenmesi gerektiği; ancak eksik tazminatın yalnızca davalı temyizi üzerine, temyiz edenin sıfatı gereği bozma nedeni yapılamayacağı.

Uygulama Sonucu: Davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması; Daire manevi tazminatı ölçütlere göre eksik bulmakla birlikte, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususu bozma nedeni yapmamıştır.

Dava Strateji Notu: Karar, temyiz edenin sıfatının incelemenin sınırını çizdiğini somut biçimde gösterir: davacı temyiz etmezse Yargıtay eksik bulduğu tazminatı dahi artıramaz; bu nedenle uzun tutukluluk dosyalarında hükmedilen miktar düşükse davacı vekilinin mutlaka temyiz yoluna gitmesi gerekir. 811 günlük tutukluluk için 7550 sayılı Kanun'la değişen kesinlik sınırlarında dava tarihinin esas alındığı da dikkate alınmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla