İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7083 Karar: 2026/1193 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/7083 K.2026/1193

12. Ceza Dairesi 2025/7083 E. , 2026/1193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2023/578 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7083 E. , 2026/1193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2023/578 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7083 E. , 2026/1193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2023/578 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/660 Esas, 2023/578 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7394 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca talep edilen uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve karara itiraz edilmemesi üzerine 06.06.2023 tarihinde kesinleştirildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2024 tarihli ve 94660652-105-06-20688-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126698 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126698 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/637 esas, 2018/527 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/72 esas, 2021/407 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın tarh edilen vergi, gecikme zammı, gecikme faizi ile kesilen cezanın yarısını ödemediği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına ilişkin Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2022/660 esas, 2023/578 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 34/1-2. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır..." şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenlemeler ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/5143 esas, 2023/10342 karar sayılı ilamında yer alan "...Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 1...2 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 02.08.2019 tarihli ve 2019-A-9029/17 sayılı vergi inceleme raporunda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca re'sen takdir kapsamında olduğunun, katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin gerçekten yüklenilip yüklenilmediği, yasal defter ve kayıtlarına kaydedilip kaydedilmediği, indirime hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle 2015/Ocak-Aralık dönemlerine ait indirilecek KDV olarak beyan edilen ve indirim konusu yapılan KDV'nin reddedilmesinin gerektiği belirtilerek, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 3 44... uncu maddeleri uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanığın tarh edilen vergi, gecikme zammı, gecikme faizi ile kesilen cezanın yarısını ödemediği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, defter ve belgeleri ibraz etmemek eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, ilk kararın kesinleşmesinden sonra kanun değişikliği yapılarak sanık lehine düzenlemeler getirilmiş olması sebebiyle somut olayda 213 sayılı Kanun'un geçici 34/2. maddesi dikkate alınarak sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda uyarlama talep edilmesi üzerine duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde; Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/660 Esas, 2023/578 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş; karar, sanığa 25.05.2023 tarihinde, katılan vekiline 29.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, itiraz edilmeksizin 06.06.2023 tarihinde kesinleştirilmiştir. 4.Sanık tarafından 27.12.2024 tarihli dilekçe ile kendisine tebligatın yapılmadığı, itiraz hakkını kullanamadığı, yeniden yargılama ile savunma hakkının geri verilmesine dair verilen dilekçeye ilişkin Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2025 tarihli ek kararı ile; " Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine, kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ve eski hale iade taleplerinin müstemir yetkili hakimce değerlendirilmesine" şeklinde karar verildiği ve "eski hale getime" talebi ile ilgili olarak karar verilmesi için dosyanın Yargıtaya gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2025 tarihli ve KD - 2025/19322 sayılı yazısı ile; "hükümlünün dilekçesinin 'Uyarlama Yargılaması Yapılmasına Yer Olmadığına dair, 11/05/2023 T., 2022/660 E ve 2023/578 K sayılı ek karara itiraz mahiyetinde olup, itiraz makamınca değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesi ile itiraz yoluna gidilmediğinin belirtildiği ve bu yazı sonrası itiraz mercii tarafından herhangi bir karar verilmediği, bu nedenle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, öncelikle itiraz mercii tarafından bir karar verilmesi için görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla