İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/731 Karar: 2025/5029 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/731 K.2025/5029

12. Ceza Dairesi 2025/731 E. , 2025/5029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/2169 E, 2024/1654 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Meydana gelen kazada bir gözünü kaybeden ve İlk Derece Mahkemesinde 17.07.2024 tarihli duruşmada katılma isteminde bulunan müşteki ... hakkında Bölge adliye mahkemesinde yapılan

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/731 E. , 2025/5029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/2169 E, 2024/1654 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Meydana gelen kazada bir gözünü kaybeden ve İlk Derece Mahkemesinde 17.07.2024 tarihli duruşmada katılma isteminde bulunan müşteki ... hakkında Bölge adliye mahkemesinde yapılan

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/731 E. , 2025/5029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/2169 E, 2024/1654 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Meydana gelen kazada bir gözünü kaybeden ve İlk Derece Mahkemesinde 17.07.2024 tarihli duruşmada katılma isteminde bulunan müşteki ... hakkında Bölge adliye mahkemesinde yapılan yargılamada şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı gerekçesi ile katılma ve istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup; 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesi gereğince aynı Kanunun 89/1. madde kapsamı dışında kalan yaralanmaların bilinçli taksirle işlenmesi halinde takibinin şikayete tabi olmadığı ve dosya içeriğine göre meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının bulunduğu gözetildiğinde, şikayetçinin CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma talebi reddedilen sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, vekili aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılan şikayetçi hakkında mahkemece verilen katılma talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, istinaf incelemesi üzerine katılan sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... ve sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Yasanın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine, sanık ...'in ise 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63 ve 53/6. maddeleri uyarınca 10 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurularının esastan ve usulden reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık ... müdafinin temyiz istemi; beraat eden sanıkların kusurlu olduğuna, bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığına,sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, Katılan ... vs. vekilinin temyiz istemi; sanık Necatiye az ceza verildiğine, beraat eden sanıkların kusurlu olduğuna, Katılan ... vs. vekilinin temyiz istemi; sanıkların üst sınırdan bilinçli taksirden cezalandırılması gerektiğine, Katılan ... vs. vekilinin temyiz istemi; beraat kararlarının bozulması gerektiğine, Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanıkların bilinçli taksirden cezalandırılması gerektiğine, Katılan ... vekilinin temyiz istemi; katılma talebinin kabulü ile beraat ve mahkumiyetin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ...'ın ... Bakım İşletme Şefliğinde operatör, sanık ...'ün aynı yerde bahçıvan olarak çalıştığı ve otoyoldaki çalışma sırasında işçilerden sorumlu olduğu, olay günü sanık ...'in 5 işçi ve sanık ... ile ile birlikte otoyolda orta refüjde bulunan zakkumların bakımını yapmak için idaresindeki kamyon ile sol şerit üzerinde duraklama yapmakta olduğu, olay yeri inceleme tutanağına göre kamyonun arkasına takılı vaziyette üzerinde uyarı ikaz levhası, mecburi yön levhası ile sarı renkli reflektörü çalışır vaziyette yanıp sönen römorkun olduğu, ayrıca tanık beyanlarına ve sanığın beyanına göre karayollarına ait aracın 50 metre gerisine uyarıcı duba konulmuş olduğu, bu sırada saat 14.20 sıralarında sanık sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüs ile O-52-21 nolu otoyol üzerinde Şanlıurfa istikametinden Gaziantep istikametine doğru orta şeritte seyir halindeyken sol şeride geçip seyrine devam etmekle olay yerine geldiğinde aracının sol ön ve yan kısımlarıyla, ilerisinde sol şerit üzerinde kendisiyle aynı istikamette (işçiler tarafından orta refüj bitki budama işi yapılan yerde) duraklamakta veya çok düşük hızla ilerlemekte bulunan sanık sürücü ... idaresindeki... plakalı kamyonun arka kısmında mevcut ışıklı yön platformuna ve kamyonun sağ arka kısımlarına çarpması sonucu araçtaki yolculardan beş kişinin öldüğü, sanık ...'den şikayetçi olmayan 17 kişinin yaralandığı olayda; sanığın ilk beyanında "yaklaşık olarak 300 metre ilerde karayollarına ait başka bir kamyonetin seyir halinde ilerlediğini gördüğünü, kamyona yakşaırken bir anda hapşırdığını güneşin gözünü aldığını gözünü açtığında çarpışma olduğunu" beyan ettiği; soruşturma aşamasında aldırılan trafik bilirkişi raporunda "karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak) kuralını ihlal ettiği belirtilen sanık sürücü ...'ın ve birlikte çalıştığı işçilerden sorumlu olduğu belirtilen sanık ...'ün tali kusurlu olduğu, sanık ...'in ise aslı kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre idaresindeki minibüs ile seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde orta şeritten sol şeride geçişi sırasında ve sonrasında, sol ilerisinde (sol şeridin solunda) duraklayan arkasında ışıklı yön levhalı platform ile bunun da gerisinde yol üzerinde mevcut dubanın varlığını dikkate alarak uygun fren ve devamında direksiyon manevrası tedbirlerine başvurması gerektiği hususlarına riayet etmediği, dikkatsiz/kontrolsüz seyri ile (yaklaşık 300m mesafede kamyonu gördüğünü belirtmesine karşın, güneşin gözünü alması ve hapşırması akabinde fren de yapmadan kazanın meydana geldiğini belirtmiş) önlemsizce, ışıklı yön levhalı platforma ve kamyona çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, Sanık sürücü ... idaresindeki kamyon ile, çalışma yapılan bu mahalde sol şeridin soluna yanaşmış halde bulunmakta ve sanık ... de sorumlu olduğu bu çalışmada olay yerinde bulunmakta olduğu sırada; gündüz vakti görüşün açık olduğu mahalde olay mahalli yaklaşımında yolda uyarı amaçlı duba mevcut iken (minibüs sürücüsü ve yolcusu tarafından kaza öncesi görülebilmiş) ve ayrıca kamyonun gerisinde de uygun standartta ışıklı yön levhası platformu mevcut iken, dikkatsiz/tedbirsiz şekilde seyreden minibüs sürücüsünün sebebiyet verdiği kazada atfı kabil bir kusurları bulunmadığı kabul edilerek; olay çarpma anını gösterir ... plakalı araç içerisinde bulunan kamera kayıtları incelemesinde araç şoförü sanık ...'in yol üzerinde seyir halinde ilerlerken direksiyon başında aracın direksiyonunu sağ tek eli ile kullandığı, sol eli ile kuruyemiş yediği, kazaya yakın saat dilimi içerisinde cep telefonuna gelen aramalara cevap vererek sağ dirseği ile direksiyonu tutmaya çalıştığı ve sağ elinde telefon ile görüşme yaptığı dikkate alındığında, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı, sanık ... ve sanık ... hakkında ise beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Oluşa ve kabule göre tam kusurlu olarak 5 kişinin ölümüne ve 17 kişinin yaralanmasına sebebiyet veren katılan sanığa tayin edilen temel ceza ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamakta olup; dosya içerisinde bulunan bilirkişi incelemeleri yeterli kabul edilmekle tebliğnamede eksik incelemeye ilişkin bozma görüşüne de iştirak edilmemiştir. 1-Sanık ... ve sanık ...'ün beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talepleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında katılan sanık ... müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Katılan sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talepleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık ...'in sonuç cezasının 11 yıl 1 ay 10 gün olarak belirlenmesi gerekirken; 10 yıl 13 ay 10 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 61. maddesine aykırılığa yol açılması Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi gereği sanık ...'in hüküm fıkrasında sonuç ceza miktarı olarak "10 yıl 13 ay 10 gün" ibaresinin "11 yıl 1 ay 10 gün" olarak değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla