Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/7433 E. , 2026/1904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/362K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün;
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/7433 E. , 2026/1904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/362K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.07.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın 04.03.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 03.02.2025 tarihli ve 2023/2655Esas, 2025/956Karar sayılı ilamıyla"Davacının cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından tutuklandığı, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/161 Esas- 2019/167 Karar sayılı ceza dosyasında cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından beraat kararı verildiği, istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarih, 2019/2401 Esas, 2020/1697 sayılı Kararı ile davacı hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden kesin nitelikte olan kararın nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden temyiz edildiği, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğu göz önüne alındığında; davacının tutuklu kaldığı sürenin hangi suç bakımından infaz edildiğinin ilgili ceza infaz kurumundan açıkça sorularak bu sürenin cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden infaz edilmiş olması halinde; CMK 141/1-e gereği beraat kararı yönünden tazminat koşullarının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün vekalet ücreti yönüyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ekonomisi gereği davanın reddinin pratikte bir faydası bulunmadığına, cinsel saldırı kararı yönünden kararın kesinleşmesinin beklenmesinin usule ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretiyle sınırlı olarak, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/161 Esas – 2019/167 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hakkında cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından iki ayrı müzekkere ile 04.03.2018 tarihinde tutuklama, 27.11.2018 tarihinde tahliye kararı verildiği, tutukluluk süresinin 04.03.2018- 07.03.20 18... .04.2018- 27.11.2018 tarihleri arasında infaz gördüğü, yapılan yargılama neticesinde her iki suçtan beraat kararı verildiği, cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan verilen beraat kararının 01.12.2020 tarihli istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği, ancak nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden kararın temyiz edildiği ve halen temyiz incelemesinde olduğu, davacının "Nitelikli Cinsel Saldırı" suçundan Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/03/2018 tarih ve 2018/85 sorgu sayılı tevkifini 04/03/2018-07/03/20 18... /04/2018-27/11/2018 tarihleri arasında fiilen infaz gördüğü, "Cinsel Amaçlı Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan tevkifini fiilen hiç infaz görmediği tespit olunarak yasal koşulların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.07.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz kesinlik sınırının 5.390,00TL olduğu davacının 150.000TL maddi, 150.000TL manevi toplam 300.000,00 tazminat talebine ilişkin Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiği, reddedilen toplam tazminat miktarı yönüyle hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/161 Esas- 2019/167 Karar sayılı ilamıyla davacı hakkında cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından beraat kararı verildiği, kararın istinaf incelemesi neticesinde nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden temyiz edildiği, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğu, davacı hakkındaki tutukluluk müzekkeresinin yalnızca temyiz incelemesinde olan "Nitelikli Cinsel Saldırı" suçu yönünden infaz gördüğü tespit edilerek yapılan inceleme neticesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.