İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7902 Karar: 2026/3077 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/7902 K.2026/3077

12. Ceza Dairesi 2025/7902 E. , 2026/3077 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/553 E., 2025/1343 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında Dairemizce ve

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7902 E. , 2026/3077 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/553 E., 2025/1343 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında Dairemizce ve

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7902 E. , 2026/3077 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/553 E., 2025/1343 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karara yönelik sanıkların temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 09.01.2025 tarihli bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun unsurlarını ihtiva ettiğine, "kişisel veri" kavramının, belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla, bir kişiye ilişkin bütün bilgileri ifade ettiğine, kanun koyucunun bu kuralla, madde gerekçesinde de ifade edildiği gibi Anayasa'nın 20. maddesi ile güvence altına alınan kişisel verilerin ve özel hayatın daha etkin bir şekilde korunmasını sağlamayı amaçladığına, zira kişisel verilerin korunması hakkının, kişinin insan onurunun korunması ve kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, kişisel verilerin işlenmesi sırasında bireyin hak ve özgürlüklerini korumayı amaçladığına, kişisel verilerin mutlaka gizli olmasının zorunlu olmadığına, korunan hukuki değer "sır" olmayıp, verinin ilgilisi olan kişinin kişilik hakları olduğuna, sanıkların Cumhurbaşkanı olan katılanın kişisel verilerini sorgulamak suretiyle ele geçirdiklerine, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ve sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıkların, kendilerine görevleri gereği verilen kullanıcı kodu ve şifreyi kullanıp, Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) üzerinden Cumhurbaşkanı olan katılanın kişisel veri kapsamındaki kişi bilgileri, adres ve nüfus aile kayıt bilgilerini sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eylemlerinde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir. değerlendirilmiştir. Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanıkların, kendilerine görevleri gereği verilen kullanıcı kodu ve şifreyi kullanıp, Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) üzerinden Cumhurbaşkanı olan katılanın kişisel veri kapsamındaki kişi bilgileri, adres ve nüfus aile kayıt bilgilerini sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eylemlerinde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin kanunda suç olarak düzenlenmediğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kamu görevlisi sanıklar, görevleri gereği kendilerine verilen kullanıcı kodu ve şifreyle Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) üzerinden Cumhurbaşkanı olan katılanın kimlik, adres ve nüfus aile kayıt bilgilerini sorgulamışlardı. İlk derece beraat vermiş, BAM istinafta TCK 136/1 ve 137/1-a'dan 2 yıl 6 ay ile 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezalarına hükmetmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozması üzerine BAM bu kez beraat kararı vermiş; katılan vekili suçun unsurlarının oluştuğu iddiasıyla yeniden temyize geldi.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 E., 2023/367 K. sayılı kararı ile Dairenin 25.04.2024 tarihli uyuşmazlık giderme kararları doğrultusunda, kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişim yetkisi verilen kamu görevlisinin, göreviyle ilgisi olmaksızın merak vb. saikle sistemdeki verileri sorgulayıp salt duyu organlarıyla vakıf olması 'ele geçirme' sayılmaz; ele geçirme, başkasının hâkimiyetindeki veriyi hukuka aykırı yolla kendi hâkimiyetine almayı gerektirir ve bu eylem TCK anlamında suç değil, disiplin soruşturması konusudur.

Uygulama Sonucu: Katılan vekilinin temyiz istemi esastan reddedilerek beraat hükmü oy birliğiyle onandı; sorgulama eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı kabul edildi.

Dava Strateji Notu: KPS/UYAP benzeri sistemlerde yetkili personelin izinsiz sorgulama yaptığı dosyalarda savunma, eylemin 'bakma'dan ibaret olduğu, verinin paylaşılmadığı ve hukuka aykırı amaç güdülmediği noktalarına kurulmalıdır - sorgulanan kişi Cumhurbaşkanı dahi olsa YCGK içtihadı beraati desteklemektedir; mağdur vekili için ise ceza yolu kapalıysa disiplin süreci ve hukuk davası alternatifleri değerlendirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla