İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/816 Karar: 2026/2197 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/816 K.2026/2197

12. Ceza Dairesi 2026/816 E. , 2026/2197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2164 E., 2025/2053 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müd

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/816 E. , 2026/2197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2164 E., 2025/2053 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müd

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/816 E. , 2026/2197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2164 E., 2025/2053 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/1196 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/1082 Esas, 2023/1107 Karar sayılı kararı ile " 1- Sanığın adına fatura düzenlediği ..., ...Deri Ltd. Şti ve ... hakkında düzenlenen vergi suç raporları ve vergi tekniği/inceleme raporlarının dosyaya celbi, bu şahıs ve firma yetkililerinden fatura bedellerine yönelik yaptıkları ödemeleri gösterir bilgi, belge ve banka hesap numarasının temini, aynı şekilde sanıktan fatura bedellerinin tahsiline ilişkin bilgi ve belgeler ile banka hesap bilgilerinin temini, ilgili bankalardan fatura bedellerine yönelik ödemeleri gösterir hesap özetlerinin celbi ile yine adına fatura düzenlenen ve yukarıda isimleri geçen ..., ...Deri Ltd. Şti ve ... hakkında düzenlenen vergi suç raporu ve vergi tekniği/inceleme raporlarına istinaden kamu davası açılıp açılmadığının tespiti ile dava açılmış ise dosyaların celbi ile incelenerek bu davayı ilgilendiren belgelerin dosyaya konulması, karara çıkmış ise karar örneklerinin dosya arasına alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Adına fatura düzenlenen şahıs yada firma yetkilisinin tanık olarak celbi ile CMK'nın 48. maddesindeki yasal çekinme hakları da hatırlatılarak gerçek bir alım satım olup olmadığının sorulması, alışverişin ne şekilde geçekleştirildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin temini ile tüm bu işlemler sonrası gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, vergi suçu raporu ile vergi tekniği raporunun özeti niteliğinde olmayan, faturaların sahte olduğu kanaatine yol açan tüm olguları toplanılan deliller ışığında ayrıntı irdeleyecek şekilde rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı, 3-Yapılacak araştırma ve toplanılacak delil durumuna göre oluşacak kanaate göre suçun sabit olduğu kanaatine varılması halinde ise, hükümden sonra 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " şeklindeki gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/1082 Esas, 2023/1107 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2025 tarihli ve 2023/923 Esas, 2025/563 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla