KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2006/13459 E., 2006/16509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Karataş İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2006
- Numarası
- 17/6
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değildir. Takibin iptali yönündeki mahkeme kararı sadece itiraz eden borçlular yönünden hüküm ifade eder. Ancak, T.T.K.’nun 703.maddesine göre, hamiline yazılı bir çek üzerine yapılan bir ciro cirantayı, müracaat hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılarsa da, senedin mahiyetini değiştirerek onu emre yazılı bir çek haline getirmez.
Ayrıca Hukuk Genel Kurulu’nun 24.4.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil (M.K.) olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur. Aksi taktirde takip alacaklısı yetkili hamil olmaz.
Ayrıca, T.T.K.’nun 702.maddesinde “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda takip alacaklısı M.A.'a, son hamil M. K.nın ibrazdan sonra temlik hükmünde bir cirosu yoktur. M.K., çekleri ibraz için bankaya ciro etmiştir. Ondan sonra takip alacaklısına bu şahsın bir cirosu olmadığı için; M.A., yetkili hamil değildir.
O halde, İİK.nun 170/a maddesi gereğince İcra Mahkemesinin takibin iptaline yönelik kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak, anılan maddede tazminat ve para cezası öngörülmediği halde, alacaklının tazminat ve para cezasıyla sorumlu tutulması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2006/13459, K. 2006/16509, 18 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama