KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/12335 E., 2007/14969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Ankara 14. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2007
- Numarası
- 2006/543-2007/436
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Davayı kabul ve davadan feragat, başka hiç bir araştırma ve incelemeye gerek kalmaksızın davayı sonuçlandıran usül işlemlerindendir. HUMK'nun 92. maddesine göre kabul, iki taraftan birinin diğerinin netice-i talebine muvafakat etmesidir. Aynı kanunun 95/1. maddesinde ise, kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği açıklanmıştır. Borçlunun beyanından onun gerçek amacının davayı kabul etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir.
Borçlu tarafından C. Savcılığına verilen ifadede yer alan kabul beyanına da değer verilmesi zorunludur. Yargılama sırasında alacaklı vekili 27.09.2006 tarihli celsede borçlunun C. Savcılığına verdiği ifadesinde bu konuda kabul beyanı olduğunu ileri sürmüş ve ifade tutanağını da ibraz edip, bu olgu tutanağa yazılmıştır. Borçlu .......................... (...................)'ün C. savcılığına verdiği ifadesinde, takip dayanağı senedin "kendisi tarafından düzenlenip" alacaklıya verildiği kabul edilmiş, sadece bu belgede, değer gösteren bölümün aralarındaki anlaşmaya aykırı biçimde ve 1.800 YTL yerine 18.000 YTL olarak hakkında takibe geçildiği açıklanmıştır.
O halde, mahkemece adı geçenin yukarıda yer verilen kabul beyanı esas alınarak itirazın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/12335, K. 2007/14969, 17 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama