KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/12675 E., 2007/16333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2007
- Mahkemesi
- Sultanbeyli İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/03/2007
- Numarası
- 2005/44-62
Karar Metni
227 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine itiraz eden borçlu ile birlikte ......................................................................................ve İ.A. aleyhinde başlatmıştır. Takibe konu bonolarda borçlu keşideci olarak .....................................................................İ.A. ile itiraz eden borçlu adı yazılmıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesinde bonoların ön yüzündeki yazıların ve rakamların itiraz eden borçlunun eli ürünü olmadığı, ancak borçlu şirketin kaşesi karşısında atılan imzaların ise adı geçen borçlu M.G.'na ait olduğu ifade edilmiştir. Borçlu vekili itiraz dilekçesinde, takip konusu senetlerdeki keşideci imzalarını şirketin temsilcisi sıfatıyla müvekkilinin attığını, şahsi sorumluluğunun olmayacağını öne sürmüştür.
TTK'nun 688/7.maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo senedi (bono) vasfını taşıması için (...senedi tanzim edenin imzasını) ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, pul üzerinde veya açıkta birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir.
Somut olayda, itiraz eden borçlunun borçlu bölümünde şirketi temsilen attığı imzanın dışında ikinci bir imzasıda bulunduğuna göre borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde, itirazının reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/12675, K. 2007/16333, 17 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama