KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/157 E., 2007/2744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Adana 5. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 30/03/2006
- Numarası
- 2005/848-134
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 29.06.2006 tarih, 11525-14124 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 1.maddesinde; "Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme, yıllık, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı üzerinde yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip konusu ilama uygun olarak T.C. Merkez Bankasının iskonto (reeskont) faiz oranlarına göre hesaplama yapılmış ise de, faiz oranlarının yukarıda belirtilen yasa hükümlerine uygun olarak belirlenmediği ve T.C. Merkez Bankasının faiz değişim tarihleri esas alınarak hesaplama yapıldığı tesbit edilmiş ise de; temyize gelenin borçlu olması ve de hesaplanma şeklinin borçlu lehine bulunması (düşük faiz oranlarının uygulanmasına borçlu lehine olacak şekilde daha önceki tarihte geçilmesi) nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak 3095 sayılı yasanın 5345 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 1.maddesine göre 01.05.2005 tarihinden itibaren yasal faiz oranı % 12’ dir. Bu durumda 01.05.2005 tarihinden takip tarihi 01.12.2005 tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 5345 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 1.maddesine göre % 12 oranından faiz hesaplanması gerekirken, bilirkişice bu dönem için %12 yerine % 32 faiz oranının uygulanması hatalı olup Mahkemece anılan rapora dayalı olarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/157, K. 2007/2744, 20 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama