KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/17955 E., 2007/20478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Ankara 8. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 13/03/2007
- Numarası
- 2006/1097-2007/195
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 12.07.2007 tarih, 9882-14529 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesinde:
Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK. nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK.nun 366. ve HUMK.nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 160.00 YTL para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesinde ise:
İcra takibinin dayanağı davacı ile davalı arasında çıkan anlaşmazlığın çözümlenmesi için oluşturulan 17.03.2006 tarihli hakem kararı Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 28.09.2006 tarih ve 2006/3073 E. 2006/5372 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. HUMK'nun 536.maddesi gereğince kesinleşen hakem kararları ilamlı icra hükümlerine göre infaz edilir. HUMK'nun 440,III/4 maddesi hükmüne göre de hakem kararları için karar düzeltme yolu öngörülmediğinden takip dayanağı ilamın infaz edilebilir hale geldiğinin kabulü gerekir.
Hakem kararının hüküm bölümünün 2/a bendinde (...Davalı idarenin temerrüde düştüğü 21 Şubat 2002 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına) karar verildikten sonra aynı bölümde (temerrüt faizinin 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin Kanun'un 2.maddesine göre TC.Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınarak hesaplanmasına) hükmedildiği görülmektedir.
Bu belirlemede 3095 sayılı Yasa'nın ikinci maddesine atıf yapıldığı için uygulanması öngörülen faizin (ticari) faiz olduğunun kabulü gerekir. Zira, bu madde (ticari işlerde temerrüt faizini) düzenlemektedir.
Bu durumda hesaplamanın takipteki talep aşılmamak suretiyle ve avans faizi oranlarına göre yapılması gerekirken, faizin 3095 sayılı Yasa'nın 1.maddesinde öngörülen oranlar esas alınarak düzenlendiği rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
İcra mahkemesi kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/17955, K. 2007/20478, 6 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama