KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/19273 E., 2007/21849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Bursa 3. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 25/07/2007
- Numarası
- 2007/391-2007/423
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İcra kefiline karşı (ilam niteliğindeki icra kefaletine dayanılarak) ayrı bir ilamlı icra takibi de yapılabilir. Fakat, icra kefaletinin verildiği asıl takip dosyasında takibin icra kefiline karşı yürütülmesi de mümkündür. Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamaz.
Çünkü kefil hakkında yürütülecek takibin kesinleşen bir miktar için başlatılıp devam etmesi zorunludur. Bu koşullar oluştuktan sonra (icra kefili hakkında) uygulanan bir haciz sırasında adı geçenin haczedilmezlikle ilgili hakkından feragat bulunduğu takdirde İİK.nun 83/a maddesinin tatbiki sözkonusu olur. (Prof Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı Sahife 767) (Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas 1. Cilt Sahife 834) (HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002)
Somut olayda mahkemenin kefaletin hukuki niteliği ile ilgili gerekçesi yasaya uygun olmakla beraber, kefilin kabul beyanı kendisi hakkındaki haciz sırasında olmayıp, dosya borçlusu ile ilgili ve kefalet ettiği borca yönelik haciz tutanağında yazılıdır. O halde haczin kaldırılmamasına ilişkin şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu istemin de reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/19273, K. 2007/21849, 22 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama