KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2007/6186 E., 2007/8814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Beyoğlu 1. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2006
- Numarası
- 2006/469-590
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1) Alacaklı vekili temyiz harcı yatırmadığı gibi temyiz kaydı da olmadığından dilekçesinin REDDİNE;
2) Takibe konu edilen bonoda lehdar Abdullah Koçyiğit, bonoyu tanzim edenler ise M. D.. ve N. Ş..'dir. Takip lehdar tarafından bu iki kişi aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılmıştır. Lehdarın oğlu olan V. K.. ve borçlular arasında tanzim edilen 06.06.2006 tarihli protokolün 9.maddesinde aynen "M. D.., V. K..'in sermayeye karşılık ortaya koyduğu USD, cinsinden meblağ nedeniyle, keşideci M. D.., kefil N.
Ş.. olan, cezai tazminatı da kapsayan şekilde 200.000 USD bedelli teminat senedi verilecektir" şeklindedir. Takip konusu olan bonoda meblağ aynı ve tanzim tarihi de aynı tarihi içermektedir. Her ne kadar takip alacaklısı bu protokole taraf değil ise de, protokolde taraf olanlardan V. K.. oğlu olması nedeniyle alacaklının İİK'nun 599.maddesi anlamında bu protokolden haberdar olmadığı düşünülemez.
Bu durumda, takibe dayanak yapılan bono İİK'nun 688/2.maddesinde öngörülen şekilde kesin borç ikrarını içermemektedir. O halde, alacağın varlığı yargılamayı zorunlu kılmaktadır. Borç da kabul edilmediğinden, mahkemece takibin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/6186, K. 2007/8814, 3 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama