KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2008/13730 E., 2008/16511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2008
- Numarası
- 2007/298-2008/17
Karar Metni
217 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra gerek borçluların itirazlarından vazgeçmeleri, gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut takip şekline göre icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi hallerinde tazminat isteminin incelenmesi engellenemez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle, aleyhine tazminata hükmedilmesinin engellenmesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkarır.(HGK.nun 16.10.1996 tarih, 1996/1601-711, HGK.nun 21.03.2001 tarih, 2001/266 sayılı kararları)
Somut olayda, takip alacaklısı lehdar tarafından keşideci borçlu aleyhinde takip yapılmış, keşideci borçlunun süresinde İcra Mahkemesinde imzaya itirazı üzerine, alacaklı (lehdar) vekilince, itiraz kabul edilmiştir. Bono düzenlemek başlı başına ticari bir iş olup, basiretli bir tacir gibi lehdar bonodaki imzanın keşideci borçluya ait olup olmadığını bile bilecek durumda olduğuna göre imzaların huzurda atılmasını sağlayarak yada borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol ederek senedi almaması halinde ağır kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, olaya uygulanması gereken İİK.nun 170/4.maddesi gereğince alacaklı aleyhinde tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2008/13730, K. 2008/16511, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama