KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2008/24554 E., 2009/5034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2009
- Mahkemesi
- Tefenni İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/04/2008
- Numarası
- 2004/12-2008/16
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
TTK.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 588/1. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur.
Somut olayda, borçlunun buna ilişkin itirazına karşı mahkemece, tarafların tacir olup 150,00-200,00 YTL’lik bir alışverişte 5 milyon TL (5,00 YTL)’nin ödenmemesinin, senedin tanzim tarihi dikkate alındığında, tanışıklık sebebiyle takibe konu edilemeyecek bir miktar için takip yapılmasının mantıklı olmadığı, bu kadar düşük miktarlı bir bedel için bono düzenlenmesinin, hayatın olağan akışına ters olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş ise de; bu gerekçe, genel mahkemelerde açılacak alacak davalarında tartışılabilecek bir husus olup, bu konunun dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle istemin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
Kabule göre de; 4949 sayılı yasa ile değişik İİK.’nun 169/a-6 maddesi gereğince, takip durdurulmuş ise, itirazın reddi halinde borçlu tazminata mahkum edilir. Yapılan yargılamada, mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmediğinden, borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, alacaklı taraf yargılamada vekil ile temsil edildiğinden, bu kişi yararına takdir edilecek avukatlık ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/3.maddesi gereğince maktu olarak hesaplanması yerine, nispi olarak tayini de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2008/24554, K. 2009/5034, 10 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama