KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2008/24802 E., 2009/4766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2009
- Mahkemesi
- Tortum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/07/2008
- Numarası
- 2008/1-2008/5
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK.nun 187. maddesinde bir davanın bidayetinde esasa girişilmeden evvel ileri sürülmesi gereken ilk itiraz nedenleri gösterilmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında düzenlenen “derdestlik” itirazı ise; “ikame olunan davanın diğer bir mahkemede derdesti rüyet bulunduğu iddiası “olarak tanımlanmıştır. Derdestlik itirazında bulunabilmesi için; her iki davanın konusunun, taraflarının ve dava nedenlerinin aynı olması; ve tüm bu şartların bir arada bulunması zorunludur.
Somut olayda, mahkemece alacaklı vekilinin derdestlik itirazı kabul edilerek “davanın açılmamış sayılmasına” karar verildiği görülmektedir.
Ancak; (borçlu vekili tarafından feshi istenen) ihale 24.11.2008 tarihinde yapılmış, ihalenin feshine dair başvuru, 28.1.2008 tarihinde harçlandırılmıştır. Borçlu tarafından aynı dava nedenlerine dayanılarak daha önce açılan Erzurum (1) İcra Mahkemesinin 2008/26 esasına kayıtlı dava dosyasına yapılan başvuru tarihi ise 22.1.2008 tarihlidir. İhale tarihinden önce açılan bu davada satış işleminin dava sonuna kadar tedbiren durdurulması, satış işleminin iptali istenmiştir.Başvuru bu haliyle ihalenin feshi davası değil, satış işleminin iptaline yönelik şikayet mahiyetindedir. Aynı davanın (Erzurum (1) İcra Mahkemesinin 15.7.2008 tarih, 2008/26 E, 256 K. sayılı kararı ile) borçlu vekilinin davadan feragatı nedeniyle retle sonuçlandığı da görülmektedir.
O halde, açılan diğer davanın maddi konusu ile işbu davanın konusu aynı olmadığından, HUMK.nun 187/4. maddesi koşullarında derdest bir davadan sözedilemeyeceğinden mahkemece, derdestlik ilk itirazının reddi ile ihalenin feshi talebini içeren işbu davanın esasının incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2008/24802, K. 2009/4766, 9 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama