KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2008/2633 E., 2008/5264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2008
- Mahkemesi
- İstanbul 9. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 01/11/2007
- Numarası
- 2007/670-2007/1065
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu vekilinin temyiz dilekçesi harçlandırılmadığı gibi, temyiz defterine kaydının da yapılmadığı görülmekle adı geçenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 170/3 maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ise, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir. O halde Mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hacizlerin kaldırılması ve mahcuzların borçluya teslimi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, İİK.nun 170/4. maddesi gereğince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu taktirde alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla ile sorumlu tutulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı bono lehdar O. C..’in cirosu ile alacaklıya geçmiş olup bono hamili olan alacaklının, keşideci borçlu ile doğrudan ilişki içinde bulunmadığının kabulü zorunludur.Bu durumda adı geçenin bonoyu takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2008/2633, K. 2008/5264, 18 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama