KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2008/7305 E., 2008/10479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- İzmir 10. İcra Mahkemesi
- Tarihi
- 09/10/2007
- Numarası
- 2007/1117-2007/911
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı iki adet çeke dayalı olarak borçlular .... Pazarlama Tic. Kom. Şti. ile Z. G. ve S. A. aleyhlerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibine geçmiştir.
Borçlulardan S. A. vekili süresinde icra mahkemesine başvurarak takip dayanağı çeklerin keşidecisinin Z. G. ..... Pazarlama Tic. Kom. Şti. olup müvekkilinin bu şirkette komanditer ortak olduğunu şirketin borcu nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olamayacağını öne sürerek takibin iptalini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinde inceleme yapılarak TTK. 343. maddesi gereğince komandit şirketin tüzel kişiliğinin devam ettirmesi için mutlaka o şirkette en az bir tane komandite ortağın bulunması zorunlu olduğundan ve komanditer ortak olduğunu öne süren borçlunun bu yönde herhangi bir belge sunamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
TTK. 256. maddesine göre komandit şirketin borçlarından dolayı kolektif şirketlerde olduğu gibi birinci derecede şirketin sorumlu olduğu komandite ortaklar hakkında ancak “şirket hakkında yapılan takibin semeresiz kalması” veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde şirket borçlarından dolayı takip yapılabilir.
Aynı kanunun 261. maddesi uyarınca komanditer ortakların ancak ortaklığa koymayı taahhüt edip de koymadıkları sermaye miktarı ile sınırlı olarak şirket borçlarından dolaylı sorumlu olacakları ( şirket alacaklıları ödenmeyen sermaye ile sınırlı olarak komanditer ortakları takip edebilirler.
Somut olayda her iki çekte keşideci konumda Z. G. ...... Pazarlama Tic. Kom. Şti.’dir öncelikle taraf teşkili sağlanarak yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sözü edilen şirketin halen faaliyetini sürdürüp sürdürmediği araştırılmalı ve faaliyetini sürdürüyor ve hakkındaki bu takibin semeresiz kalıp kalmadığı ve şikayetçi borçlunun şirketteki konumu da belirlenerek başvurunun sonuçlandırılması gerekir.
O halde eksik inceleme ile dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2008/7305, K. 2008/10479, 16 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama