İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11317 K.2009/12820

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Esas2009/11317Karar2009/12820Tarih15 Haziran 2009Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2009/11317 E., 2009/12820 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2009
Mahkemesi
İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi
24/02/2009
Numarası
2009/226-2009/470
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Alacaklı vekilinin cezaevi harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Cezaevi harcı, 2548 sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1.maddesi uyarınca alacaklıdan alındığından, 492 Sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen istisna ve muafiyetlerin, anılan harç için uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle alacaklının tellaliye harcına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,

2- Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan “harca tabi tutulmaz” ibaresi, “bu Kanun’da yazılı harçlardan müstesnadır” şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir.

Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında, yapılan bu son değişiklikle, bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler, alacaklı-borçlu ayrımı yapılmaksızın 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan yargı harçlarından da müstesna tutulmuştur.

Nitekim maddenin gerekçesinde bu değişiklik “492 sayılı Harçlar Kanununun 123.maddesinde kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturularak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır” şeklinde ifade edilmiştir. Diğer taraftan bu durum Yüksek Danıştay 9.Dairesi’nin bu yöndeki yerleşmiş birçok kararı ile de kabul edilmiş bulunmaktadır (Danıştay 9.Dairesi 20.10.2008 T. 2006/4958 E, 2008/4769 K, 15.10.2008 T.

2007/3486 E, 2008/4610 K., 15.10.2008 T. 2005/3203 E, 2008/4591 K, 15.10.2008 T. 2006/84 E, 2008/4597 K.).

Açıklanan ve yeni oluşan bu durum karşısında, bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin olarak icra dairelerinde yapılacak işlemlerin, 492 sayılı Harçlar Kanununda yazılı harçlardan ve aynı Kanun’da yer alması nedeniyle de tahsil harcından müstesna olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle tahsil harcının, alacaklı bankaya ödenen

paradan kesilmesi mümkün olmadığı gibi, alacağına mahsuben alacaklı bankaya ihalenin yapılması halinde de satış bedeli üzerinden icra dairesine ödenmesi istenemez.

Somut olayda, şikayetçi banka tarafından, borçluya kullandırılan kredinin geri ödenmesini temin amacıyla icra takibi yapıldığı anlaşıldığından ve dolayısıyla yukarıda anılan yasa hükmü gereğince, ihale bedeli, tahsil harcından müstesna olduğundan, bu yöndeki şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.06.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

..... tahsil harcına yönelik karşı oy yazısı :

01.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı yasanın 31. maddesi ile değişik 492 sayılı harçlar kanununun 123/3 maddesi gereğince bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslar arası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödemelerine ilişkin işlemlerin harca tabi tutulamayacağı düzenlenmiştir. Bu yasadan sonra, 04.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı yasanın 11/ç maddesi ile 492 sayılı yasanın 123 ncü maddesinin son fıkrasında yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi "bu kanunda yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. Dairemiz çoğunluğu tarafından, 492 sayılı yasanın 123/son maddesindeki bu değişikliğin 'kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerde tahsil harcının' alınamayacağı düşünülmektedir.

İİK'nun 15 nci maddesi ise harcın kim tarafından ödeneceğini açıklayarak "icra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur" demekle tahsil harcının sorumlusunun borçlu olduğunu açıklamıştır.

Dairemizce süre gelen içtihatlarında bu kural uygulanmış ise de Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen dairemizle ilgili uyuşmazlıkta H.G.K.'ca 22.09.2004 tarih 2004/12-491 esas sayılı kararı ile paranın tahsil anında devletin harçla ilgili kaybını önlemek Harçlar Kanununun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere tahsil anında tahsil harcının alacaklıdan tahsili gerekeceğine karar verilmiştir.

Yine 4684 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasında ise "yeniden yapılandırma süreci içerisinde, bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacı ile açılmış ve açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı harçlar kanunun 2, 23, 29. maddelerinin uygulanmayacağı belirtilerek, harçlar kanununun hangi maddelerinin uygulanmayacağına açıklık getirilmiştir.

Oysa ki 5766 sayılı yasanın 11/c maddesi ile harçlar kanununun 123/son maddesinde değişiklik düzenlenirken, harçlar yasasının hangi maddelerinin verilen kredilerin geri dönüşü ile ilgili işlemlerde uygulanmayacağına yönelik, 4684 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasındaki gibi bir açıklık getirilmemiştir.

492 sayılı Harçlar kanununun 28. maddesi (b) bendinde yer alan ve icra takiplerinde tahsil harcının alacağın ödenmesi sırasında tahsil edilmesi gerektiği şeklindeki hüküm, yasanın diğer hükümleri gibi kamu düzeni ile ilgilidir.

5766 sayılı yasanın 11/c maddesinin İİK. 123/son maddesinde getirdiği değişik sonucu borçlunun ödemekle yükümlü olduğu tahsil harcının alınmaması sağlanmış olur ki, bu durumda yapılan adli hizmetlerin karşılıksız kalmasına neden olunacaktır. Sonuçta bu düzenlemeden devlet de zarar görmüş olacağından, bu mağduriyete neden olmamak için kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerden tahsil harcı alınması gerekeceğinden onanması görüşündeyim.

......tahsil harcına yönelik karşı oy yasızı:

Medeni usul hukukunda olduğu gibi icra hukukunda harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. Harç yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcıda bu amaca yönelik olup sorumlusu İİK.nun 15. maddesi uyarınca borçlu olup kendisinden tahsil edilir.Tahsil harcı 492 sayılı Harçlar Kanunun 28/b maddesi uyarınca alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil olunur.Aynı kanunun 32. maddesinde ‘yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı ‘belirtilmiştir.Yine bu madde uyarınca ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf ödeyip işlemin yapılmasını sağlayabilir.Ödenen bu para daha sonra isteğe gerek olmaksızın hükümde dikkate alınır.

492 sayılı Harçlar Kanunun 123. maddesi ‘genel muaflıklar ve istisnalar’ başlığını taşımakta olup bu maddenin 3 nolu bendinde bankalarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödemelerine ilişkin işlemlerin bu kanunda yazılı harçlardan müstesna olduğu belirtilmiştir. Kanunda daha önce yazılı olan harca tabi tutulmaz ibaresi 4.06.2008 tarihli 5766 sayılı kanunla harçlardan müstesnadır şeklinde değiştirilmiştir.

Kelime olarak farklı bir durum (anlam) yaratmamıştır. Bu maddedeki muafiyet bankaca söz konusu kredi alacağının geri ödenmesi sırasında yapılacak işlemlere ilişkin olup takip hukukuna ilişkin işlemleri kapsamaz. Çünkü maddede bu harçları kapsayacağı şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır.

Zira 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77/1. maddesinde ‘genel müdürlüğün tüm iş ve işlemlerinin her türlü vergi resim ve harçtan müstesna olduğu vurgulandığı halde yüksek genel kurulca 24.12.2008 tarih,2008/18-77 E. 2008/788 sayılı kararda da belirtildiği üzere hükmün yargı harçlarını kapsamadığı Vakıflar genel müdürlüğünün muaf olmadığı açıkça belirtilmiştir. Yasa koyucu yargı harçlarının muafiyetini öngörse idi bunu yasada açıkça belirtirdi.

Örneğin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23/2. maddesinde Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muafiyet açıkça açılacak davalara ilişkin olduğundan buna ilişkin harçlardan muafiyet mahkemelerce uygulanmaktadır. Bir an muafiyetin varlığı kabul edilse dahi bu muafiyet bankalara tanınmış olup somut olayımızda olduğu gibi borçluyu kapsamaz.

Bu hüküm bankalara ilişkin bir düzenlemedir. Bu durumda da tahsil harcının sorumlusu borçlu olduğundan alacaklı konumda olan bankanın bu harçtan sorumluluğu bulunmadığından muafiyeti de söz konusu olamaz. Aksi takdirde bu muafiyet sorumlu olan borçluyu da kurtarır. Borçlunun sorumlu olduğu bir harçtan alacaklının muaf tutulabilmesi için bununda yukarıda belirttiğimiz gibi yasada açıkça düzenlenmesi gerekir.

Zira buna ilişkin olarak da 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesinin 1.fıkrasında yasa koyucu fonunun her türlü resim ve harçtan muaf olduğu vurgulandıktan sonra 2. fıkrada açıkça fonun dava ve takiplere ilişkin olarak her türlü vergi resim ve harçtan muaf olduğu tekrar belirtilmiş ve 3. fıkrada da ‘borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı dahil her türlü vergi resim ve harç bu alacaktan mahsup edilemez’ denilerek açık düzenleme yapılmıştır.

Bu açıklamalar karşısında 492 sayılı harçlar kanununda borçlu nun sorumlu olduğu tahsil harcına ilişkin alacaklının muafiyetine ilişkin bir açık düzenleme yer almadığından 492 sayılı kanunun 123/ son maddesinin harçlardan müstesna olduğuna ilişkin hüküm tahsil harcını kapsamaz. Aksinin kabulü yasa koyucunun maksadını aşar. Bu nedenlerle alacaklı bankanın tahsil harcından sorumlu olduğuna ilişkin Mahkeme kararı doğru olup onanması görüşündeyim.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/11317, K. 2009/12820, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11317
Karar No
2009/12820
Tarih
15 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11318 K.2009/13132
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11319 K.2009/13131
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11320 K.2009/13130
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11321 K.2009/13129
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11324 K.2009/12836
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/11325 K.2009/12879

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.