KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/12213 E., 2009/20964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/04/2009
- Numarası
- 2008/586-2009/500
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından mirasçılar aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte; bir kısım mirasçılar vekili ......................, süresinde icra mahkemesine verdiği itiraz dilekçesinde; murisin imzasına itirazın yanında, senette murise ait olduğu iddia edilen imzanın, senet üzerindeki konumunun ortada bir art niyetin olduğunu gösterdiğini ifade etmiştir. Daha sonra......... vekili ............ .......tarihli dilekçe ile, takip konusu belgenin, daha önce yazılı ve imzalı bir belgenin üstteki yazı kısmı imza hizasından kesilerek, imza ile birlikte alt bölümde kalan boş kısmın matbu senet haline getirilmek suretiyle sahtecilik yapılarak oluşturulduğunu ileri sürmüştür.
Bu iddianın sabit olması halinde, dayanak belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği sonucuna varılarak, TTK.nun 688/2.maddesinde öngörülen koşulu taşımadığı için takibin iptali gerekecektir.
TTK.nun 592.maddesi gereğince tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmayan senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının icra mahkemesinde ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceğine ilişkin kural, boş olarak imzalanıp alacaklıya verilen bononun müstakil olarak tanzim edilmesi ve tahsilinin muhakemeyi gerektirdiği bir belgeye bağlı olmaması hali içindir.
O halde mahkemece yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılarak, takip dayanağı bonodaki imzanın başka bir belgeden kesilerek oluşturulup oluşturulmadığının tesbitinden sonra, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/12213, K. 2009/20964, 28 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama