KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/13998 E., 2009/14900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/11/2008
- Numarası
- 2007/2354-2008/1547
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 2.4.2009 tarih, 3941/8446 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme istemi yerinde değil ise de;
Alacaklı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla 14.2.2007 tarihinde icra takibine geçmiş ödeme emri 22.2.2007 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra daha önce yapmış bulunduğu ödemelere istinaden mahkemeye başvurduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişice verilen raporda adı geçenin istemine konu ettiği ödemelerden 22.3.2007 tarihindeki 5.000 Euro hariç diğerlerinin takipten öncesine ait olduğu görülmektedir.
İİK.nun 71/1.maddesi hükmü aynen "borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir." düzenlemesini içermektedir.
Borçlu takipden önce yapmış bulunduğu ödemelerle ilgili olarak İİK.nun 168/5. ve 169. maddeleri uyarınca yasal 5 günlük sürede borca itiraz etmiş, bu itirazı İstanbul 2. İcra Mahkemesinin 2007/554 E. 2007/836 K sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Ancak bu karar takipten sonra ödendiği anlaşılan 5.000 Euro ile ilgili olarak kesin hüküm teşkil etmiyeceğinden mahkemece yukarıda açıklanan İİK.nun 71/1.maddesi de gözetilerek, sözü edilen bu ödeme ile ilgili olarak alacaklı vekilinin beyanı alınarak oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/13998, K. 2009/14900, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama