KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/15357 E., 2009/18062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/06/2009
- Numarası
- 2009/611-2009/517
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının iflas yolu ile başlattığı adi takipte borçlular vekilinin 21.4.2009 tarihli itiraz dilekçesi ile, icra müdürlüğünce 22.4.2009 tarihinde takip durdurulmuştur. Hal böyle olunca İİK.nun 156/3 maddesi gereğince alacaklı itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden isteyebilir. Bu aşamadan sonra icra mahkemesine yapılan şikayetle borçlu takibin iptalini istemiş, mahkemece de “alacağın altın alacağı olduğu, İİK.nun 42.maddesine göre kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle süresiz şikayete tabi olduğundan” bahisle takibin iptaline karar verilmiştir.
Öncelikle belirtelim ki takip bizatihi altın alacağına ilişkin olmayıp, aradaki anlaşma gereği ödenmediği iddia olunan altınların bedeline ilişkin para alacağıdır. Bu durumda şikayete konu edilen işlemde 9.7.1941 tarih, 32/28 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama alanı yoktur.
Konu ile ilgili İİK.nun 16/1 maddesinde; “icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleleri hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabileceği ve şikayetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılacağı” açıklanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Şikayete konu edilen işlem yukarıda açıklanan hali ile anılan bu maddenin birinci fıkrası kapsamında olup maddenin ikinci fıkrasının uygulama yeri bulunmamaktadır. O halde şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/15357, K. 2009/18062, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama