KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/15415 E., 2009/23762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sapanca İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/04/2009
- Numarası
- 2008/15-2009/38
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket, alacaklının takibe konu ettiği çeklerin çalındığını, şirket tarafından düzenlenmeyen ve imzalanmayan çalıntı çek nedeni ile müvekkili şirketin borcu ve sorumluluğu olmadığını, ayrıca çek altındaki keşideci imzasının şirket yetkililerinin imzası ile ilgisi bulunmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Bu itiraz, imzaya karşı yapılan bir itiraz olmayıp, borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itirazın İİK.nun 169/a maddesi dikkate alınarak incelenip sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı ve dolayısıyle muteriz şirketin borçtan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın, imza itirazı olarak değerlendirilip İİK.nun 170.maddesi uyarınca sonuca gidilmesi ve ayırca İİK.nun 169/a-3.maddesi uyarınca takibin durdurulması yerine, takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan İİK.nun 169/a-6.maddesinde, itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğu takdirde, alacaklı aleyhine senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedileceği düzenlenmiştir. Somut olayda alacaklı, ikinci ciranta konumunda olup, imzanın çek keşidecisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından kötüniyetli ya da ağır kusurlu kabul edilemez. Bu nedenle alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsizdir.
Mahkeme kararının yukarıda belirtilen her iki nedenle de bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/15415, K. 2009/23762, 25 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama