KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/1652 E., 2009/9330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Tuzla İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/11/2008
- Numarası
- 2008/176-2008/356
Karar Metni
215 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Taşınmazın bütünleyici parçalarının (mütemmin cüzünün) taşınmazdan ayrı haczi mümkün değil ise de; kural olarak eklentinin (teferruat) taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani, alacaklılar fabrika binasını satmadan, fabrikadaki eklentileri (Medeni Kanun'un 686. maddesine göre eklenti olduğu bilirkişilerce saptandığı takdirde) ayrı ayrı haczedebilir ve satabilirler. Zira, eklentinin taşınmaz telef, tahrif veya tağyir edilmeden ondan ayrılması mümkündür. Ancak bu eklentilerin bağlı bulunduğu taşınmaz ipotekli ise İİK'nun 83/c maddesi gereğince ipotek akit tablosunda sayılan eklentilerin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda da mahcuzların M.K. 686. maddesinde tarif edilen eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Somut olayda mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda mahcuzların eklenti olduğu belirlendiğinden haczin kaldırılmasına karar verilmişse de, dosya kapsamından yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz üzerinde ipotek olup olmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu nedenle mahkemece taşınmaz üzerinde ipotek olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/1652, K. 2009/9330, 28 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama