KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/16973 E., 2009/24902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/06/2009
- Numarası
- 2009/773-2009/872
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK'nun 67/1. maddesi gereğince "vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkemenin vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek şartıyla vekilin dava açmasına veya usül işlemleri yapmasına izin verilebilir. Bu süre içinde vekaletname verilmez veya aynı süre içinde asil yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmezse dava açılmamış sayılır ve yapılan işlemler hükümsüz kalır."
Anılan maddede yer verilen ve vekaletnamesi olmadan yaptığı yargılama ile ilgili görevin geçerli kabul edilmesine imkan tanınan vekilin baroya kayıtlı avukat olması zorunludur.
Avukatlık Kanununun 35/1.maddesinde ise "Yargı yetkisini haiz bulunan organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda icra dairesine itiraz eden kişi, şirket yetkilisinin vekalet verdiği avukat olmayan bir şahıstır. Mahkeme gerekçesinin aksine, icra dairesinde işlem yapmak için vekilin avukat sıfatını taşıması zorunludur.
Bu durumda, şirket yetkilisine vekaleten N.S.'in icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesi geçersizdir. Açıklanan duruma göre olayda HUMK'nun 67/1. maddesinin uygulanması sözkonusu olmadığından geçersiz itiraza sonradan icazet verilebileceğinden de söz edilemez.
O halde, şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/16973, K. 2009/24902, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama