KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/1780 E., 2009/9842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/11/2008
- Numarası
- 2008/1120-2008/1066
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK.nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani, bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 3. cilt sahife 2212)
Somut olayda takip konusu Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.11.2003 tarih ve 2001/209 Esas, 2003/869 karar sayılı ilamının incelenmesinde; mülkiyeti davacı belediyeye ait olan davaya konu 2632 ada 1 parseldeki pazar yeri olarak kullanılan ve dosyadaki bilirkişi raporundaki krokide 8,9,10 ve 11 nolu dükkanlar ile 1,2,3,4,5,6 ve 7 nolu tesislere borçlunun müdahalesinin menine ve ecrimisile ilişkin alacaklının taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, taşınmazın aynı ihtilaflı olmadığından ilamın infazı için kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki, şikayetçi borçlunun başvurusu; icra dosyasında 17.11.2008 tarihinde yapılan tahliye işlemine karşı ve tahliye talebinin iptaline ilişkindir. İlamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı hususu mahkemece re’sen gözetilemeyeceği gibi, süresiz şikayet konusu da değildir.
O halde, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken ilamın taşınmazın aynı ile ilgili bulunduğu ve kesinleşmeden icra takibine konulamayacağından bahisle şikayet dilekçesindeki talep ve şikayet nedeni de aşılmak suretiyle kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/1780, K. 2009/9842, 5 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama