KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/17840 E., 2009/26652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Alanya İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/07/2009
- Numarası
- 2009/666-2009/1028
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu şirket vekili, 20/05/2009 tarihinde borçlu şirket adresinde haczedilen menkullerin tapuda teferruat listesinde kayıtlı olduğunu ve taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğini, bu konuda icra dairesine yaptıkları haczin kaldırılması taleplerinin reddedildiğini belirterek söz konusu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, icra müdürünün haciz konusunda takdir hakkı bulunmadığından ve bu değerlendirmenin icra mahkemesince yapılabileceğinden icra müdürlüğü işleminin kanuna uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, eklentinin taşınmazdan ayrı haczi mümkündür. Diğer bir ifade ile, alacaklılar taşınmazı satmadan, binada bulunan eklenti niteliğindeki malları TMK.nun 686. maddesine göre (eklenti oldukları bilirkişilerce saptandığı takdirde) ayrı ayrı haczedebilir ve satabilirler. Çünkü eklentinin taşınmaz yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılması mümkündür. Ancak, İİK.nun 83/c maddesi gereğince ipotek akit tablosunda sayılan eklentilerin bu madde gereğince taşınmazdan ayrı olarak haczedilmeleri mümkün bulunmamaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için, ipotek akit tablosunda yer almasa dahi mahcuzun TMK.nun 686.maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Somut olayda, borçlu şirket vekilinin, icra müdürlüğü işleminin kaldırılması talebi, işlemin konusunu oluşturan teferruat niteliğindeki menkullere konulan haczin kaldırılması talebini de içerdiğinden, yukarıda açıklanan kurallara göre hacizlerinin mümkün olup olmadığı araştırılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/17840, K. 2009/26652, 29 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama