KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/22545 E., 2010/5766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/07/2009
- Numarası
- 2008/649-2009/987
Karar Metni
212 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda, dosya içerisinde toplam üç rapor bulunduğu halde hangi raporun kastedildiği belirtilmeden “bilirkişi raporuna göre takipte istenilen fazla faizin iptaline” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda 24.06.2009 tarihli rapora göre “faizin ve takibin 79.422,38 USD (97.363,89 TL)’nin iptaline” hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı, yargılama açık yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. ..halde yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih 7/4 sayılı kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/22545, K. 2010/5766, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama