KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/27975 E., 2009/26049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/02/2009
- Numarası
- 2008/485-2009/227
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenledir ki takibin veya davanın bütün ortaklara ayrı ayrı açılması zorunludur. Borçlar Kanunu'nun 525 ve 533.maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın, ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır. Temsil yetkisi zımnen icazet, temsil belgesi, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklık kararı ile verilebilir.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu T.Y. D. AŞ.-Y. .AŞ. Ortak Girişimi (adi ortaklığı) hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı ve örnek 10 no'lu ödeme emrinin de T.Y.D. AŞ.-Y. G. AŞ. Ortak Girişimi (adi ortaklığı) adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Takipte adi ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarılmış olup, adi ortaklığı oluşturan ortaklar adına ayrı ayrı çıkarılmış ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri yoktur.
Bu durumda adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her biri yönünden ayrı takip yapıldığının kabulü mümkün değildir. Borçlar Kanunu'nun 520.maddesine göre adi ortaklığın hükmü şahsiyeti bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılarak takip yapılması usulsüzdür.
Yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunan bu husus hakkında İİK'nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır. Adi ortaklardan birisi olan şikayetçi şirketin olayda hukuki yararı bulunduğundan şikayet hakkı da bulunmaktadır. Dolayısıyla yukarıda belirtildiği şekilde adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin ve takibin geçerliliği yoktur.
O halde mahkemece anılan hususun re'sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/27975, K. 2009/26049, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama